Öyle bir geçer zamanki..

23/12/2011

Limoonn yine ben :) Yine eksiyen bir yüzle geldim karşına..

Yazı yazacakken son yazdığım yazı geldi gözümün önüne 17 gün önce yazmışım buraya. Bu süreçte demekki bişeyler öyle yada böyle ilerliyormuş. Hem beynimde hem yüreğimde..

Çok karmaşığım Limon. Bunları sana anlatmak isterdim ama sen bile kaldıramazsın bazen anlatacaklarımı emin ol. eee yeter demenden korkuyorum çünkü ben her gün parçalanıyorum..

28-29 yaş arasında dolanırken ilk defa bu kadar köşeye sıkıştığımı hissediyorum. Zaman o kadar aleyhime işliyorki ne olması gerektiğini ne yapmam gerektiğini bile bilmiyorum..

Kimi zaman boşver desemde öyle bir duygusal yanım varki beni öylesine derinden etkiliyorki mantık felan hiç bişey bırakmıyor. Yatağa yattığım zamanlarda arkamda bişeyler benim için üzülüyorsa onun üzüntüsü benim üzüntüm oluyor ve bundan vazgeçemiyorum. Kitapta okusam, oyunda oynasam, Beşiktaşın maçıda olsa ben bu psikolojiyi atamıyorum..

Zamanı bazen geriye döndermeyi o kadar çok istiyorum ki bunu anlayamazsın Limon.

Ama sana söz veriyorum bundan sonra şu yukarda içim parçalanıyor dedim ya, buna artık izin vermeyeceğim. Ne pahasına olursa olsun..

06/12/2011

Allah büyük diyorum sadece. Tarih atın bugüne. Keser döner sap döner gün gelir hesap döner..

Sevgiyle..

02/12/2011

Limoon napiyon :) )) Hiç iyi değilim. Ciddi ciddi iyi değilim. 1 haftadır inanılmaz ağrılar çekiyorum ve yatamıyorum. Kalbimde ağrılar söz konusu, sırtımda ağrılar söz konusu. Uyku uyuyamıyorum..Ama durumun ciddiyetinden korkuyorum ve kimseye çok çaktırmıyorum.

Kim kalbimi acıttı böyle limon kim..

09/11/2011

Limon Selamlar..

Çok yazasım yok ama herşey çok boktan emin ol. Kötü günler geçiriyorum. Ruhumun ezildiği günler. Vefanın bittiği, şeytanın meydana çıktığı günler..

Umarım herşey güzel biter.

Çok büyük hayal kırıklığı yaşıyorum be Limon. Bunu sana bile anlatamam yani. Kimseyede anlatamam. Anlatsam kimse anlamaz. Güvenimi öyle bir zedeledilerki bilmem bundan sonra kim düzeltebilir. Çok canım sıkılıyor, çok gözlerim doluyor,  ağzım açılmıyor..

30/10/2011

Naber Limon :) Beğendin mi yeni adını. Ne zaman gelsem suratım ekşi olduğundan sana en iyi bu isim gider eminim..

Beni sorarsan bilmiyorum nasılım. Formspringte sormuşla “iyimisin” diye “iyiyim” dedim, “mutlumusun” dediler “mutluyum” dedim. Ama kimse sormadı Allah’tan nedenini neden mutlusun diye. Çünkü cevapsız sorularım var kafamda ne yapacağımı bilmiyorum.

Geçenlerde Hakan çok bilinen ama benim unuttuğum bir sözü söyledi. Her tercih bir vazgeçiştir dedi. Çok güzel söyledi kankam. Haklıydı aslında, bir tercih yapacam ve bir vazgeçiş yaşayacaktım. Ancak öylesine zor ki bu düşünceler ne kendime söylerim ne sana limon..

Önümüzdeki 1 aylık süreçte geleceğimle ilgili kararlarımı almak zorundayım limon. Sana ara ara yazacağım burada ancak bir gelecek için bu süreçte atacağım adımların artık geri dönüşü malesef olmayacak. Malesef diyorum alacağım kararın nasıl bir ruh haliyle yada isteğiyle alacağımı bilmiyorum. .Çünkü cidden karışığım.

Doğrular , yanlışlar, heyecanlar, ahlak, karakter vs vs vs öylesine kritik noktalar varki şu dönem hayatımda nerede hata yapıyorum nerede doğru yapıyorum bilmiyorum. Sende konuşmayınca kendi kendime sonsuz bir döngü içinde dolanıyorum. Bu konuda çok uzaklarda bir “dost” edinmem lazım belkide bilmiyorum.

Söylemek istediklerim kafanı karıştırıyor bunuda biliyorum ama en çok bu kadar yazabiliyorum çünkü karmakarışığım..

19/10/2011

Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete be günlük :) edrfrr

Hayat devam ediyor mu ? Ediyor..

Dünya yarında dönecek mi ? Dönecek..

Güneş yine doğacak mı ? Doğacak..

O zaman boşver devam..

15/10/2011

Çok kısa sürede çok büyük olaylar yaşadığıma inanıyorum be günlük. Tabi içimde yaşanan olaylar demek lazım buna. Dışardan bakıldığına yine aynı günleri yaşayan birisiyimdir muhtemelen biraz üzerime çöken sessizlik dışında..

Bu süreçte kaybedilmeyi, terkedilmeyi, heyecanlanmayı, yeniden nefes alışı yeniden yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum.

Bu geçici süreçte çok şey öğrendim diye düşünüyorum ve bu süreç beni hiç olmadığı kadar güçlü hale getirdiğine inanıyorum.

Duyduğum güvenlerin 2 kere yıkılışını izledim. Belkide sebepsiz güvenlerdi bilmiyorum ama bazen gözlerden alınan bir ışık seni birisine fena halde bazen gereksiz şekilde güvenmeni sağlayabiliyor. Ve bunlardan yaşadğım hayal kırıklıkları son bir kaç günde inanılmaz boyutlara ulaştı..

Belki hepsi hataydı onuda bilmiyorum be günlük. Ama napim , vicdanım böyle hareket etmemi söyledi ve ettim..

Artık hiç bişeyden korkmuyorum. Çekinmiyorum günlük. Herkes hak ettiği şekilde hak ettiği yerde hak ettiği kişilerle yaşar. Bir insanın duygularında sana karşı bir tiksinme bir mide bulantısı hissetti isen orada durmanın bir anlamıda kalmıyor günlük. Bazen üzülüyor bazen sinirleniyorsun ama hayat devam ediyor be günlük. Forrest Gump’ta demiyormuydu Forrest’in annesi “Hayat bir çikolata kutusuna benzer, içinden ne çıkacağına bilemezsin”…

Mutlumuyum bilmiyorum günlük. Çok farklı şeyler yaşıyorum aslında. MUTLULUĞU VE MUTSUZLUĞU aynı anda aynı karede saniyeler içinde görebiliyorum. Bazen sinirlendiğimdede mutluluğumu hissedebiliyorum. Çünkü sahiplenebiliyorum..

Geçmişe dair çok şeyi hayatımdan kaldıracağım günlük. ZAMAN herşeye en iyi ilaç olacak. Ancak yaşadığım hayal kırıklıkları beni mutsuz etmeyi başaramadı ise artık daha da mutsuz edemeyecektir bundan da eminim..

Bazen canım çok acıyor buda var inkar edemem. Söylemediğim o kadar çok söz oluyorki bazen, sessiz kalıyorum bir anda. Öyle değil böyle demek istesemde diyemiyorum, konuşamıyorum, bakamıyorum..

Herşey artık çok farklı, çok değişik ve eskiler artık çok uzak..

Buna sende sahit olacaksın günlük, içimi dökebileceğim tek kişi sensin..

Sanada bir isim bulacağım yakında, günlük ismi yakışmıyor sana :)

 

12.10.2011

NABER…

GELİYORUM YAKINDA..

BEKLE BENİ..

ESKİSİ GİBİ..

GÜZEL GÜNLER..

SADECE BEKLE..

28.08.2011

Daralıyorum günlük 1 aydır. Son yazdığım mesajdan sonra içimde inanılmaz bir huzursuzluk söz konusu. Bir ölüm korkusu ile yaşıyorum bu günlerde. Sürekli önümde garip garip olaylar oluyor. Kazalar , kavgalar… Belki son 1 ayda 5 kez kaza, 5 kezde çok ciddi kavgalar oldu. Kendimi Lostun Hugosu gibi görmeye başlıyorum :)

Bunun dışında bazı şeyler artık zoruma gidiyor günlük.Konu aşk olduğu zaman son zamanlarda çok sinirleniyorum. Bunu pazarlık masalarına dökmek, sen öyleysen bende böyleyim gibi saçpa sapan anlamsız şeylerden nefret eder hale geldim. Üniversiteden beri hep demişimdir “Taviz tavizi doğuruyor”.. Vermeyeceksin arkadaş. İlk gün nasılsan son günde öyle olacaksın.. Yoksa sallanmayan, önemsenmeyen şey sen oluyorsun..

Önümüzde 1 sene içersinde ciddi ciddi evllik planlarıma başlayacağım. Artık ailemle aynı evde kalmaktan çok hoşnut değilim. Ailemden yana bir sıkıntım olmasada kendi dünyamı kurmak benim içinde iyi olacak, yaşı fazla ilerletmeden kız arkadaşımla bu işi halletmem gerekiyor diye düşünüyorum..

Bunların dışında İngilizce çalışıyorum. Günde 30 dk kesin bakıyorum artık. Çok şeyi unutmuşum garip geliyor :)

Başkada bişey yok. ÇAV BELLA

31.07.2011

Sana bir sır vereyim günlük. Sana ne kadar az yazarsam o kadar mutluyumdur bil. Bak yine 25 gündür yokmuşum demekki mutluymuşum ::)

Anlatacak şeyler var sana ama şimdi çok yorgunum inan..

Samsundan geldim yeni, fena uykum var,

Bakarsın 1 gün içinde yine güzel olur bazı şeyler yarın seni yine unutum :)

Arkadaşlar kızmaz, sende kızma.

Mutlu oldukça seni satarım unutma :)

06.07.2011

fgfgf

Çok yorgunum günlük öyle böyle değil yeminle. Başım öylesine çatlıyorki 3-4 gündür sana anlatamam..

Hayal kırıklıklarından tutta, saçma sapan konuşmalara kadar neler oluyor neler..

28 yaşına geldiğimi unuturcasına içine sokulduğum “hoş” olmayan şeylerden sıkıldım sıkıldım sıkıldım..

Kendi hatalarımıda zamanla farkettiğim bir dönem yaşıyorum..

Ancak yinede hiç birisi bana yaşatılan hayal kırıklarıkların ötesine geçmiyor..

Başım ağrıyor şimdi..

Ama anlatacam sana bu olanları söz veriyorum günlük

Sadece şu baş ağrım geçsin yeter..

 

22.06.2011

Dünya küçük derler. Kimin nerede ne zaman karşımıza çıkacağını hiç bilmiyor insan. Hiç beklenmedik yerlerde geçmişle alakalı garip şeyler duyabiliyorsun..

Hoş olmayan can sıkan ve mide bulandıran şeyler..

17 milyonluk şehirde rastgele bir insan..

Hayat garip..

22.05.2011

Gelemezmisin , dönemezmisin diye söylerken Mahsuni bu satırları sana yazıyorum günlük. Aslında her sana yazışımda farklı bir müzik dinliyorum ve sebebinide bilmiyorum :)

Yenibosnada başladık günlük işlere. Ama benim için çok yorucu olmaya başladı. Her gün 7,30 da kalkıp 8 de yola çıkıp 45 dk yol yürüdüğüm bir düzene girdim.Oda yetmezmiş gbii birde akşamları geliyorum Zeytinburnuna yeminle pestilim çıkıyor. Abim gelene kadar böyle devam edecek..

Bu sene tatile gideceğim. Planım varmı dersen yok ama olsun gideceğim. 1 hafta kaçmam lazım. İmkanım olursa yurt dışı bile olabilir. Mümkün olduğunda bana kimse ulaşamasın, çünkü kafa dinlemek istiyorum. Boşaltmak istiyorum beynimi..

O güne kadar kendime süre veriyorum. Fazla düşünüyorum ve kendimi mutsuz ettiğimide düşünüyorum. Çözümler elimde ama yinede bekleyeceğim günlük. Sabrın sonu selamet derler ya zaman lazım biraz bana.

Çav :)

 

01.05.2011

Selam günlük :) Sende benim işçim olduğuna göre seninde 1 Mayıs İşçi Bayramın Kutlu Olsun. Bugün Televizyonda görünce geçen sene insanlara çektirdiğiniz eziyet neydi diye sormadan edemedim aslında. Ne gerek vardı bu kadar sıkıntıya açıkcası anlamadım. İnsanlar geldi ve eğlendiler oldu ve bitti..

Günlük anasayfaya artık çok yazmıyorum farkında isen. Neden dersen ? Sıkıldım aslında. Herşey hep aynı be günlük. Siyaset, futbol yaşam vsvsvs Hep aynı dar alanda paslaşmalar yapılıyor. Sürekli aynı düşünceleri yazmakta sıkıyor sanırım beni. Benim ne olduğum sonuçta Belli..Beşiktaşlıyım, Atatürkçüyüm, Tüm Dinlere ve insanlara eşit yaklaşımlıyım, muhafazakarım. Varmı başka bişey ? Elbette  var ama bunu neden yazayım ki.Bilinen görüşlerimle ilgili yazı yazmakta belkide salaklıktan başka bişey değil..Belki yazar alırım günlüğe.  Bakalım :)

Araba aldık günlük. Renault Megane Pertivilige midir nedir :) Yazamıyorumda. Full sürüm bir araba, bildiğim meganden 10 milyar daha fazlası yani. En kısa sürede ehliyet almak istiyorum. Bundan sonra bir oyana bir buyana günlük :)

Yenibosnada yeni işyeride aldık günlük. Yarın başlıyoruz ve ben şimdilik oraya gideceğim. Bakalım nasıl olacak bilmiyorum. Yerim iyiydi aslında düzen bozulacak gibi. Sıkıntısı cartı curt bir sürü iş. Yarın ola hayrola diyelim :)

Bunun dışında hayatımda bir kaç yeni olay var ancak bunlar için biraz sabret günlüğüm. Söz önce sana söylerim birine söyleyeceksem..

Şimdilik görüşürüz..

19.04.2011

Bir film insan hayatını değiştirirmi derseniz çoğu zaman anlık derim ben. Kendimin dahi inanamayacağı gücü Baba filminde buldum.

Baba 2 de Michael (mike) Corleona rolünün halen etkisindeyim sanıırım günlük. Karısını seven bir adam ve ailesi ve çocukları için mafyalıktan çıkmak isteyen bir insan. Sevdiği kadın bu silahlar konuşan aileden kaçmak istiyor ve mike ona yalvarıyor gitme diye.Ama o bütün fedekarlıklara rağmen dinlemiyor. Ve kadının en sonunda senden olan çocuğumu aldırdım dedikten sonra Mike!’n yüzünde oluşan korkunç bakışlar. Resmen inanılmaz..

Eşi daha sonra çocuklarını görmek için yeniden geliyor eve. O an ben olsam kesinlikle o çocuğun anne sevgisi ve kadının  gözündeki yaş için affeder derken, üzgün ama doğru yaptığına inanır bakışlarla kadını evden kovması (kapıyı yüzüne kapattı) inanılmazdı. Bunu anlatmak kolay değil be günlük ama ondaki o gücü öyle sevdimki anlatamam. Doğruları için sevdiğinden vazgeçmek. Ne pahasına olursa olsun..Belki saçma gelecek sana ama her gün o kareler gözümün önüne geliyor..Hareket edecekken bana güç veren Mike karakteri var..

Sırf bu yüzden baba 3 ü seyretmiyorum o güçlü yönü yok olmuştur belki diye..

Böylesine güçlüyüm günlük. O yüzden merak etme, patronun çok iyi :)

 

10.04.2011

GÜnlük sanmaki seni unuttum. Hayatım bu ara çok garip. Bi gün bulutlu bir gün güneşli. Tam onu yazaakken yeniden değişiyoruz.

Sabitlensin gelcem sana :)

Ama iyiyim iyi. Yok sıkıntı ;)

20/03/2011

5 martta yazdıklarım içime doğmuş sanki günlük ondan 11-12 gün sonra pederle kavga ettik valla. Telefonda yani . Artık sinir sistemimi zorladı iyice ve ağzıma ne gelirse söyledim ve kapattım telefonu. Haklıydım davamda aslında. Söylediklerini yaptım ama suçlu oldum ve bu durumu kabul edemedim..

Sonra karar verdim gitmeye. İzmire. Yer bile ayarladım. İş bile neredeyse. Apar topar. Arkama bakmadan yeni bir hayat kurma düşüncesi ile.

Yapamadım yalan yok. Anneme üzüldüm, abimin mesajı ve iş arkadaşımın araması ile durmak zorunda hissettim kendimi. Aslında durmamam lazımdı buda gerçek ama bilmiyorum aldığım bileti iptal ettirecek kadar baskı hissettim yüreklerde yalan yok..

O gün babam kadar canımı sıkan başka konuda oldu günlüğüm. Sinirden sağa sola vuracak durumda gezecek kadar gergin olan ben hep yanıma beni sakinkleştirecek birilerini bekledim. Aradım da aslında. Ancak yalan yok, aradıklarım yok gibiydi..

Olsun bakalım ..

05/03/2011

Bugün babamdan nefret ettiğimi iyice anladım. İnsan babasını sevmezmi diye düşünürdm araları kötü olan aileleri görünce. Aslında bizim aramız kötü felanda değil ancak kişiliği bana öylesine ters geliyorki resmen içimde büyük bir nefret duyuyorum kendisine..

Bugün yaşanan olaya bakıyorum şaka gibi.

Bir tane müşterimiz var ve ona fatura kesiyoruz sürekli. 1 aydır kesilmiyor ve toplu kesmek gerekecek şimdi. Faturalarıda ben kestiğim için aslında bu durumdan en çok rahatsız olan benim. Bugün adam işyerine geliyor artis artis konuşunca vallahi hiç çekemem ama benden büyük dedim haklısın haklısın diyip geçiştirdim :) Ve dediğim tek cümle “Babam olmadan kesme şansımız yok abi. “

Bu sözümü gitmiş babama söylemiş . Pederde geliyor sen nasıl ticaret biliyorsun cart curt. Tamam abi keserim diyecekmişim. Valla bende böyle haklı olduğum konularda hiç alttan alamam. Verdim ama son çok kızdım kendime. Ben sadece birilerinin mutlu olması için yani ailemin mutlu olması için resmen GENÇLİĞİMİ, MESLEĞİMİ feda etmişken böylesine 5 para etmez konularda tartışma olunca pedere daha da sinir oluyorum..

Hayatımın hiç bir anında birisine karşı ezik yaşamaktan zevk almadım ve herhalde almam. İstediği kadar benim ticari hayatımı etkilesin, arabayı almam evi almam para kazanmam ama kimseninde karşısında ezilmem hemde hiç konuda..

Ancak bunu anlayacak bir Baba bende yok..

Belli etmiyorum ama ciddi ciddi kendisinden nefret ediyorum..

 

23/02/2011

Selam günlük..Nasılsın :)

Artık Bedaş Veznezi olduk günlük. Yani faturaları artık +1 tl olmadan alıyoruz. Resmen Bedaş yani. Biraz işler yoğunlaşacak felan ama ne yapalım bu seferde böyle geçsin hayat. Bunu niye söyledim ilerde tarih olsun diye. Vay be 2011 de diyeceğim belkide çocuklarıma..

Bunun dışında hayatın iş anlamında bir farklılık yaratttığını söylemem imkansız günlük. Neredeyse hergün aynı..

Ancak duygusal anlamda farklı günler geçirebiliyorsun doğal olarak. Enteresan ve garip olaylar.

Ama sana tavsiyem ilişkiye ilk nasıl başlarsan öyle devam et günlük. Bak bu sahip nasihatı sana. İlk gün gıcıksan hep gıcık kal. Gerekirse o ilişki o gıcıklığından bitsin ama sen yinede bozma gıcıklığını. Yada ne bileyim çok mütavazi isen hep öyle kal işte..

Bozma kendini..

Zaten bozmaz isen sevginide ilişkilerinide hiç kaybetmezsin..

Başkada bir durum yok,

Uğrarım bir ara..

20/02/2011

Naber günlük :)

Yorgunum bugün günlük. Canımda sıkkın gibi.

Yarın konuşsaak..

09/02/2011

Dün çok gerildim be  günlük. Odama bir girdim oldukça özenle sakladığım kutunun içindekiler başka bir kutuya konmuş ancak kutum yoktu.Öğrendim ki Çöpe gitmiş.Ve açıkcası benim kayış o an koptu..Çok aşırı tepki verdim farkındayım ama bu kadar sorumsuzca atılmasını sindiremedim herhalde..Dün nasıl bağırdı isem halem başım beynim ağrıyor. Annemde fazlası ile üzüldü ancak hatalı olduğunun farkında biliyorum..

Bugün bile onun gerginliği var üstümde, hissediyorum. Saat gece 2 oldu sinirden uykum gelmiyor düşün yani..

Neyse yarın yazarım haftalık olayları ..Şu an öylesine bir akşamda öylesine bir yazı idi. Ama yazmalı idim çünkü anneme hiç bu kadar ağır bağırmamıştım..

26/01/2011

2010 a nasıl alıştıysam halen tarihler bile 2010 yazıyor ve kimse uyarmıyor valla güzel J

Abim geldi günlük ve ben biraz daha rahatladım bu aralar. En azından sabah 1 saat daha geç kalkıyorum ve bu 1 saat sabah saatlerinden her şeyden daha önemli oluyor..Tabi işte de vardiyeli gibi çalışınca da değmeyin keyfime..

Poly ile aramızda küçük sorunlar vardı ama artık aştık onları. Bazen yine kızıyoruz birbirimize bazı konularda ama bir smsin çözücülüğü kadar kızgınlıklar bunlar..

Fringe dizisine başladım günlük. Bugün bölüm 3 bitti. Güzel gidiyor ama öyle bağlayıcı görünmüyor şu ana kadar :) Bakalım aylar sonra yazdığımda bu ifadelerimden bahsedecekmiyim..

Başka başka başka..

Başka bişey kalmadı be günlük. Seçimler yaklaşıyor siyaset gerilimi artıyor bundan sonra konularımızda bu olur herhalde.

Bu akşam Beşiktaşın Trabzon ile maçı var. Dur bakalım bir skor tahmini yapim. 3-1 koyarız :P

Öpüldün günlük, kiss :P

20/01/2011

Bazen kendimi melek gibi hissediyorum bazen şeytan..

Şimdi nerede olmam gerektiğini bilmiyorum açıkcası..

Bugünlerde Meleğin yanımda olmasını isterdim. Çünkü bir karar vermek üzereyim ve bu umarım bana olumsuz yansımaz. Çünkü başka şansım olmayacak..

Günlük sende darılma, senden bişey saklamıyorum sadece biraz meraklan istiyorum, o kadar..

15/01/2011

Gülçin geldi bugün işyerimize. Eski çalışanımız. Ara ara uğrardı ama bebeğini ilk kez getirdi. Annemin babamın ve benim ilk tepkimiz “bu senin değildir herhalde” oldu. Resmen tosuncuk ya. Ama o kadar şeker bir yüzü varki pamuk pamuk..

Nopasaran168Nopasaran167

8 aylık ve 13 kilo vallahi helal olsun ve halen yiyor işin enteresan tarafıda o..

Sıkıcı bir gündü ama Defne ile beraber 30-45 dk arası zaman geçirmek yorgunluğu attı valla. Ayrıca karşı konulamaz “şefkatim” de yine bir çocuğu nasıl etki altına altığımın fotoğraflarla jkanıtı yukardadır  :P

——————————————————————————————————-

11/01/2011

2011 ile beraber klasik yeni yıl mesajları yayınlayacak değilim. 1983 , 22 Temmuzdan beri her gün sağlık , mutluluk olduğu hüznün uğramadığı bir dünya istiyorum. Tabi öncelikle kendi evimde istiyorum..

Yıldan mı kaynaklı yoksa içimdeki derin boşluklardanmı bilmem sonra günlerde fena rahatım. Belkide büyüdüm ondan ama eski bir çok alışkanlığım bu sene içerisinde yok oldu benim. Kızmalarım, etmelerim , aşırı kıskançlıklarım..

Sonuç odaklı bir insan haline geldim…

Kız arkadaşımı daha az kıskanır oldum, çünkü o beni seviyor..

Evdekilerle daha iyi geçinmeye başladım, çünkü onlar benim iyiliğimi istiyor..

İnsanlarla daha az siyaset ve din tartıştım, çünkü herkes aynı kalıyor..

Şu an bile bir sürü kafama takmam gereken sıkıntı var beklide ama ben klasik müzik dinlemeyi tercih ediyorum..

Bakalım 2010 un sonralarının bana verdiği pozitifliği 2011 de bulabilecekmiyim, beraber izleyip görelim..

Sevgi ve Saygıyla, Volkan Başaran

 

26/12/2010

Yeni yıla az kaldı önce Cem’in taa isveçten gönderdiği kart ile mutlu oldum sonrada bugün Nurdanın aldığı çalar saat ile mutlu oldum.Hediye almak yada vermek bana göre değil ama alışmaya başladım gibi. Normal insanlar gibi düşünüp yaşayınca gayet hayat güzelmiş :)

Normal insanlar dedim yanlış anlatmayım kendimi günlük.HERKES GİBİ diyeyim..Belkide olması gereken bu..

Eskiden çok okudum hatırlıyorsundur, hep sana yazardım şunu okudum şunu izledim diye. Artık öyle bir iştahsızlık varki kitaplarımı dergilerimi altığımda sadece zaman geçmesi için okuduğum anlar oluyor. Bu bir kaç gün onuda yapmıyorum. Oturuyorum Annemle beraber dizi izliyorum vallahi evde. Öyle bir geçer zamankiden girdim Hanımın Çiftliğinden çıktım..Bi yanımda çay bir yanımda ceviz, fena sayılmaz güzeldi..

Bugün hafta sonu idi ancak çok sıkıcı geçti günlük. Maç seyredemediğim zaman benim ruh halim iyi olmuyor, bir futbol manyaklğı söz konusu artık kabul ediyorum. Ocağın sonuna kadar sıkıcı sıkıcı geçireceğim günler olacak diye düşünüyorum ama tabi bunun aksini yapabileceiğim yeni uğraşlarda bulmak üzereyim. Bunun üzerine daha sonra detaylı olarak ana sayfadan yayınlarım herhalde.

Evde annemler yoktu bu gece. Yalnız başıma geçirdiğim huzur dolu bir gece yaşadım. Çayımı yaptım, yemeklerimi yaptım, banyomu yaptım , parfümleri sıktım , üstüme rahat şeyler aldım ve balkonda yağan yağmuru seyrettim. O yüzden şu an mutluyum be günlük. Belki hayatımda üzülmem gereken çok şey var ama bilmiyorum artık can sıkmak istemiyorum hiç, yaşadıklarımla sahip olduklarımla ve bana önem veren insanlarla mutlu olmam gerektiğini biliyorum hissediyorum..

 

23/12/2010

  23 Aralık olmuş vay be. 1 sene ne kadada hızlı geçti değilmi. Ben her yılbaşlarında 2000 yılı aklıma gelirdi hani şu mienium yılıydı :) Birde tabşi geçen sene Cerenin hediyeleri olan bir yılbaşı idi. Ondada çok farklı duygular hissetmiştim..

2 gündür işyerine çok acaip müşteriler geliyor günklük. Aslında hep geliyor ama bu iki günde sanki özellikle geliyorlar gibi gelmeye başladı

Çok küçük hesap yapıyorlar ve bazen beni çıldırtabiliyorlar. Dün bir müşterim geldi ve sadece 6 kuruşun muhabbetini yaptı inanılır gibi değil. Haklıda değil aslında ve benim zaten ondan 4 kuruş eksik çektiğimi bilmeden konuşuyor.

Müşterilere dikkat ediyorumda bazen kızmakta haklıyım aslında.Bakın şimdi Telefon görüşmesi yapıyorlar , 45 kuruş tutuyor ve 1 tl veriyor ben 55 kuruş vermem gerekirken 5 kuruş az olduğundan genelde 60 kuruş veriyorum, burada sorun yok. Ancak bu rakamı 50 kuruş versem 1 saaat başımızı ağrıtıyor.  Neymiş efendim herkesten 5 kuruş fazla alsam 100 kişi gelse 5 lira yaparmış ve ayda 150 tl yaparmış ?

İyide SA-NA-NE !

Hem küçük hesap yapıyorsun hem benim hesabıma göz dikiyorsun hemde beni çileden çıkarıyorsun valla yemin ederim elimde imkan olsa o an o tipler boğmak istiyorum. Çoğu zaman parayı eksik almama rağmen eski müşteriler bile bazen bakış atınca “lanet olsun şu işe” diyesim geliyor..

   Bizim Pederin araba muhabbeti yine başladı bugünlerde. Her gün bir araba ile geliyor ve benim tek önerim var. Az yaksın. Çok yakıp heryere otobüsle gidilecekse alınmasın o araba. Megane almak istiyor hem aile arabaası bakalım bu hafta bişeyler olur sanırım o konuda..

Şimdilik bu kadar, öpüldünüz..

21/12/2010

Merhaba Günlük,

Yine bir uyku sonrası yazıyorum sana. Yine diyorum çünkü bu aralar o kadar çok uyuyorumki bazen kendime şaşıyorum. Bugünde eve geldim ve çok az tv ye baktıktan sonra gözüm direk yatağa kaydı. 2-3 saat uyuduktan sonra kalkıp yapılmış sıcak çayı (gerçi bizim evde çay sürekli vardır sıcak şekilde) içmek gibisi yok.

Bugün içimde çalışma isteği hat safhada idi ve buna şaşırmadım desem yalan olur. Ancak bundan önemlisi hiç gergin değildim. Normalde ben Pazartesi günleri birazcık asabi olurum.

Ha unutmadan hastalığım için bir tanecik bile geçmiş olsun denmemiş buraya. Ne yapalım Canları Saolsun arkadaşlarımızın :P

Hayatım genelde aynı gidiyor ancak artık sana böyle yazamaycağım günlüğüm. Bir kaç gün arayla genelden ziyade daha özel konuşmak için geliyorum :) Yani kızdığım, sevindiğim olayları arkadaşlıkları ilişkileri daha sık yazmak dileği ile. Bugün son kez “nasılsın” deyince klasik “iyiyim” diyeyim..

Hastalığımızı atlattıktan sonra yazılan ilk günlüğümüzünde burada souna geleyim.

Öpüldünüz..

17/12/2010

Fena hastayım. 3-4 gündür kendimde değilim.

geçici olarak hizmet veremiyorum yani

30.11.2010

Konusacak Insan

Bunu söylemekten çok zevk almıyorum ama söyleyeyim “Kafama göre insan bulmak” herhalde çok zor bişey olsa gerek. Çünkü her bireyin zevkleri eğlenceleri farklı..

Artık eğlence için ortak nokta çok bulabiliriz ama seninle aynı şekilde düşünen en azından buna çabalayan arkadaş eksikliği hissettiğimi hissediyorum.

Nasıl bir insan aradığımı açıkçası bende bilmiyorum ama ; Aradığım en önemli özellik sanırım Dünyaya tepeden bakan insan arıyorum. Bugün Forumda Adem – Ayartma adlı bir konuma Bizim Kuzenin arkadaşının cevaplarını okuyunca ister istemez mutlu oldum. Belki yanlış düşünüyorum ama bahsettiği şeyler o kadar yukardan güzel bir bakış ki katılmasam bile (katılıyorum ama) beni memnun edecek düşünce yapısı..

Felsefeyi çok sevmiyorum ben. Daha çok somut verilerle birşeyler konuşmak isteyen bir insanım. Belki Felsefede böyle bilmiyorum çünkü okulda hep Soyut kavramları ezberlettiler bizlere. Ve bu somut kavramları konuşurken Ahlak – Din – Aile Baskısı altında olmadan yapılan yorumlara bitiyorum. Ve bu şekilde yorum yapan , konuşan insanlara ihtiyaç duyuyorum..

Kütahya’da böyle bir arkadaşla tanışmıştım ama nerede şu an ne yapıyor bilmiyorum. O zamanlar biz başka işlerle uğraşmaktan değerli insanları unutuyoruz. İsmini bile unuttum o kişinin ama bir gün 5 arkadaş o evde kaldığımızda öyle güzel konuşmuştu ki artık en sonunda sen ne okuyorsun demek zorunda kalmıştım. Sosyolojiyede ondan sonra farklı bakmıştım Gülümseme

Çevremdeki herkesle fikirsel ayrılıklar yaşıyorum. Ailem, Kız arkadaşım ve Arkadaşlarım. Buda beni üzüyor açıkcası. Limonlu Colayı severim ama benim bu konuda Limonum eksik.

Yani kısacası itiraf etmem gerekirse Benim gibi düşüncen birisinden kafamdaki düşüncelerin doğruluğunu onaylamasına ihtiyacım var.

16.11.2010

Kurban

10 Kasım bitti şimdide Bayram geldi . Zaman akıyor valla yetişmek zor dimi. Sonra yılbaşı olacak vs vs vs derken bir sene daha gidiyor valla ömrümüzden..

Her yerde bir sürü yazı var bugün. Öylesine keskince bölünmüş yazılar ki okurken özellikle “laik” kesim diye nitelendirdiğimiz arkadaşlarımızdan utanma noktasına geldim..

Kurban Bayramının tarihsel geliş şeklini incelediğimizde evet şu an için bir anlam ifade etmediği çok açık. Hem toplum dayanışması,hem biriken kaynakları yok etme ,  hem kutsala ulaşma, hem de toplumdaki şiddeti önleme için eski çağlardan beri süre gelen bir düzen . Peki bunların hangisi yeni nesil için uygun ki . Hiç birisi..Kolların bacakların çöp kutularında bulunduğu bir dönemde şiddet önleme anlamsız, alışveriş merkezlerinin olduğu dünyada biriken kaynağın harcanması anlamsız, Kutsala ulaşmak için dökülen kanın başında bulunman imkansız vs vs vs

Neyse benim şahsi görüşüm artık Kurban , modern yüzyılın içerisinde sadace Kültür olarak kalması gereken ,dini kurallar olarak görülen bir durumdan çıkmalı.

Ama bunu ifade ederken daha sakin daha bilgili ifade etmem gerekiyor diye düşünmekteyim. Facebook, Twitter gibi ortamlarda kendilerini Laik Düzen – Çağdaş Düzen ve Atatürkçü olarak tanıtan arkadaşlarımın hepsi Kurban’a düşman olmuşlar. Hem Hayvan sever olmuşlar, hem kesenleri katil ilan etmişler. Herkes kendi düşünceleri yaşar, kimse onları değiştirmeye yada baskı kurmaya hakkı yoktur. Konuşmazsın olur biter ama saygısızlığın bir anlamı da yok.

Dediğim gibi çok anlamı kalmadı ama Tüm İnanan Müslümanların bayramlarını kutlar, bugünde bizlere et yemeyi nasip ettikleri içinde teşekkür ederim Gülümseme

11.11.2010

Dün 10 Kasımdı, belkide son senelerdeki anti –atatürk düşünce sisteminin hızla yayılması nedeni ile ilk kez işi gücü bıraktım ATAYA çalan siren seslerini dinledim..

2 dk felan sürdü belkide daha fazla ama o an herkesin saygı duruşuna geçmesi kornalara basması içimi öylesine rahatlattıki..

Bu ülkede halen o karanlık yüzlere dur diyecek binler, milyonlarca insan var.

30.10.2010

Bugün kankamıda kaybettik herhalde. Adam ciddi ciddi evlenme düşüncelerine girmiş.Amanda aman bu sene olmazsa seneye diyor hemde görücu usulu Açık ağızlı gülümseme

Banada demezmi seninde öyle. Hadi bu yazı geçtin seneye ne olacak.

Düşündüm evet ya haklı ama ben görücü muhabbetine kurban gitmeceğim için şanslıyım Açık ağızlı gülümseme

Ama korkuyorum be açık nolmak gerekirse. Düşünsene ne olursa olsun şimdi özgürsün. Çorabın bir yerde, pantalon bir yerde, istediğin zaman traş olursun istediğin zaman diş fırçalarsın..

Evlenince gider dimi Gülümseme

Gider gider..

28.10.2010

Farkındayım yine boş bıraktım buraları ama içimden bişey yazmak gelmiyor artık arkadaşlar. Bazen herkesin bişeylerimi okuduğumu bilmesinden çok rahatsız oluyorum. İlk okul ve orta okulda elimle yazdığım günlüğüme bakınca çok daha samimiyet sezyorum onlarda. Çünkü kimse görmeden şifre koya koya yazmıştım onları. İnanırmısınız bazı şifelerimi hatırlayamayınca moral felan kalmıyor acaba ne demiştim diye..Neyse..

Bugün twitterdada paylaştığım bir konu var ve bu konu artık bana garip gelmeye başladı. İlk başlarda umursamadığım mail her sene gelmeye devam edince ve tanımadığım birisinden sadece o gün gelince, attığım maillere cevap alamayınca bir garip oluyorum. 28 Ekim gübü “ölüyorum” diye geliyor bişey yazarsam tam 1 sene sonra kısacak cevap geliyor..Neyse bu konuyu çok deşmeyim saçmalık çünkü. Daha adını soyadını cinsiyetini bile bilmiyorum..

Bu aralar ceren ile aramız iyi değil yine klasik. O yüzden hayat çok monoton geçiyor. Eve geliyorum biraz kitap ve uyu sonra. Hemen hemen hergün aynı. Ancak bir kaç önceki kadar okuma isteğim yok umarım geçiicidir zira başka bişeydende zevk aldığım yok.

Birde çok geç yatıyorum uyku sorunları yaşıyorum ve buna çözüm bulamıyorum. Geceleri kalkıp kalkıp uyumak istiyorum. Çok can sıkıcı bir hal almaya başladı bu durum.

Bugünlük bu kadar..

Yarın ola hayrola..

09.10.2010

Selam. Bugün dün yaşadığım sadist ruhu sizlerle paylaşmak istiyorum ilerde belki çok güleceğim kendime ama olsun anlatmazsam da olmaz..

Dün yengemin kardeşi bizdeydi çocukları ile beraber. Aynı zamanda komşumuz olurlar yoksa yenge kardeşi ile ne alakamız olur dimi.

Çocuklar küçükler . Birisi ilk okul 1 diğeri ilkokul 4 e gidiyor. Küçükler yani. Neyse bunlarla oyun oynadık birazcık güldüler vs vs vs …

Sonra bunlar cips yemeye başladı. Canım çekti birden. Maçta vardı ve ben küçük olandan cips istedim. Betüülll bi tane cips verirmisin canım çekti hahahah. Halen o pozisyon aklımda. O güzel ve gülen yüzüyle kaşlarını havaya kaldırmazmı :D Olmaz dedi resmen gözümün içine baka baka. Peki dedi ye bakalım. 3 tane kalmıştı zaten. Sonuncuyu ağzına atana kadar bekledim bekledim bekledim. Neyse efendim onuda yedi ve bitti..

“dedim neden vermedin”

“çünkü onları bana annem aldı, sana almadı”

Hahaha. Bak dedim şimdi sana tarihi bir ders vereceğim iyi seyret dedim ama bir yandanda öyle sevimli bakıyorki.

Hemen gittim dolaba ve zuladan çikolayı çıkardım. Geldim karşısında güzelce açtım. Ve eline doğru uzattım ban sen bana vermedin ama ben sana vereceğim dedim. Güldü, elini uzattı ama sadist ruh içimde haykırdı birden “verme , ders alsın”

Sonra vazgeçtim. Dedim olmaz. Sen bana vermedin bende vermiyorum tek başıma yiyeceğim.

Oturdum karşısında yedim.

Hem içi gitti hemde güldü J

Ama içinin gittiğini hissetmesine üzülsemde, paylaşım sevmeyen yapısı bence ders aldı. Gidene kadarda benden hep çikolata bekledi ama vermedim. Ama annesine verdim 2 gün sonra bunu betüle ver diye J

Halen ben Çikolata yerken bana bakan gözlerini hatırladıkça yüzümde sebepsiz bir tebessüm beliyor bunuda itiraf edeyim..

Sanırım bu dersi unutmaz ömür boyu …

28.09.2010

Selam günlük. Artık sana yazarken bilgisayarım kasılıyor farkındayım. Eve 11 de geldik bugün epey yorgunum öncelikle onu söylemek gerekiyor. Abim gitti okula ben kaldım tek başıma artık yorulma zamanları başladı ::) Hayırlısı diyelim..

Gürkan yanımdaydı geçen hafta. İş güç hiç bir yere çıkamadım ayıp mı ettim bilmiyorum ama ne yapayım nefes almak bile öylesine zorki bazen bizim işte..

Bugünde ilk okuldan  3 arkadaşım birden telefon açtılar. Farklı zaman dilimlerinde resmen şok oldum. Nereden akıllarına geldim bilmiyorum ama çok garip ya insan özlüyor. Vakti zamanında sanırım 15-16 sene önce bir gün evin önünde oynarken YEŞİL BOYA bulmuştuk arkadaşla. Ne yapalım ne edelim derken “dahiyane” zekam o günden parlak bir fikir vermişti. Dedim adlarımızı yazalım bir yere. Aklıma o an Belediye sokak lambası direği gelmişti.VOLKAN BAŞARAN FATİH DEMİR yazmıştık . Bugün oradan telefon açıyor. Çok duygulandım ya dedi. Şaka gibi kaç sene geçti ve halen duruyor bu yazı. Çok garip olmya derken bende duygulandım valla.İlk okul günlerine gittim ::) Anlatırım bir ara…

Sonra bugün eski forumda bir konuyu okudum. Yemin ederim kendimden nefret ettim ya. Tam bir şerefsizlik örneği sergilemişim. Öylesine midem bulandıki kendimden, bir an bunları hak etmeyen “onu” düşündüm. Ne olursa olsun katlanmış bana. Herhalde ben hiç çekemezdim kendimi.Kolay değil yazarken bile utanıyorum. O anın kızgınlığı ile fatura alırken az kalsın 50 tl almayacaktım. Bir insandan hoşlanabilirsin, sevebilirdin ama ne olursa olsun hak ettiğini vereceksin. O an yaptıklarım cidden bir erkeğe yakışmayacak hareketlermiş. Konudan bahsetmek anlamsız ama 2 mesaj aşağısı ile yukarısı arası İranla Amerika kadar farklıymış. Büyük bir bok yapıyormuşum gibi övüne övüne anlatmışım, cidden iğrenç bir yaratık gibiymişim. Neden kimse dur dememiş anlamıyorum aslında. Belki küçüktüm ondan..

Nyse kızdım bak kendime şimdi yeniden. YETER BU KADAR . SEVGİYLE.

12/09/2010

Çevremdekilerle genelde aynı düşünüyorum.

Yada ben onları çoğu zaman etkiliyorum..

Farklı düşüncelere elbette saygım var ama hiç dinlenilmemek koyuyor be ..

Benimle arkadaş olupta açamadığım Evet diyen gözler..

Düşündüm de, boşuna konuşmuşum..

10/09/2010

Aslında doluyum günlük.

Şu ağutostusun başından beri öylesine gereksiz işlerin içerisindeyimki bazen ayna karşısına geçtiğimde kendimden utanıyorum.

Ne bu ya. Arabesk bir hayatın insanı gibi.

Saçma saçma şeylerle uğraş, saçma saçma şeylerin kavgasını yap, saçma saçma şeyleri dev yanardağlarmış gibi göster.

Ben artık değişmek istiyorum.

Twitter insanları gibi, sahip olduklarımı kullanmak istiyorum..

Bi mail gelmiş bana. Hiç beklemediğim bir yerden. Ya benden ne isteniyor anlamıyorum be günlük. Ne yapabilirim ki. Artık çok sıkıldım. Bu yazdıklarımıda açıklamak zorunda kalmaktan sıkıldım.

Bunun sebebi ne biliyormusun günlük ?

Dar bakış açısı ve ben bu dar bakış açısın sevmiyorum..

Prison Break yüzünden uzun süreler internet başında oluyordum ve onuda bayramın 3.günü bitiyorrum..

Artık daha az burada olacağım, günde 20-25 dk akşamları internet yeter sanırım. Gün boyu birileri bana ne yazmış, düşüncelerime ne demiş diye geçirmenin anlamsızlığını hissediyorum..

Kitaplarıma dönüyorum

İngilizcemi ileri seviye taşıyorum

Photoshop öğreniyorum

ve bir programlama dilini öğreniyorum..

Tıpkı 18 yaşındaki çocuk gibi kendime olan saygım için bunlarla uğraşacağım..

Yok sen twitterini kapadın, yok facebookta şöyle yaptın, yok komşu şöyle dedi vs vs vs..

KOCAMAN BİR YETERRRRRRRRRRRRRR

23/08/2010

Canımı sıkıyorlar günlük. Kendimden korkuyorum sadece. Sakin olmalıyım sanırım.

Adım attığımda karşımdaki buna karşı çıkıyor ya işte o zaman buz gibi oluyorum. sinirleniyorum ve saçma sapan şeyler yapasım geliyor. yanlış belki ama istiyorum bu yanlışları kontrol edemiyorum kendimi.

Satılmışlık, ihanet ve sırtından vurulma gibi geliyor. Hele onun için bişeyler yaptıysan.

Sona geliyorum belki de.

Hayırlısı olsun

18/08/2010

13 gün olmuş en son birazcık karalayalı. Uzun süredir yokum günlük farkındayım aslında bugünde yorgundum yatacaktım ama sanada birey er yazmak gerekiyor diye düşünmedim değil. Artık twitter  genelde bu günlük işlerini aldı sayılır ama yinede uzun uzun içini dökmek gibisi yok ..

Önce Aşk konusuna gireyim. Hani şu Erosa iyi ki varsın demiştim hatırlıyor musunuz ondan 1 gün sonra onu öldürdü birileri. Belki de erosu meydana çıkarmam bekleniyormuş öldürülmek için ama yine de bunun katiline sormak lazım bana değil. Aşk mevzularında uzun süre çok farklı düşünceler yaşamış biriydim ancak son 3-4 senemde düşüncelerimin yanlış olduğunu anlamaya başlamışken herşey bir anda o kadar klasikleşti, o kadar başkalarına benzemeye başladıki artık Aşka çok güvenmiyorum. Kimse kimseyi sonuna kadar sevmiyor, herkesin bir egosu var ve o ego tatmin edilmediği zaman o kişi seni sevmiyor. E hani o kadar yüceltilen Aşk  ? Where is it ? Geçiniz efendim geçiniz. Aşk diye bişey yok, ruhu okşanan herkes aşk sanıyor yaşananları. Ben aşka inanmak isterdim ama Eros öldü artık sanırım..

İş konusuna gelince bunda değişen bişey yok. Geçen hafta yeni bir ev aldık ancak babam öylesine gözü dönmüş durumdaki bu seferde İnnova evleriden bir ev alalım diyor. Ben istemiyorum günlük sevmiyorum bu kadar borcu harcı. Bunalıyorum bir yere bağımlı olduğumda, ona ödemelerim bitene kadar benim evim diyemediğim evi sevmiyorum ! Daha araba almamışken 4. ev taksidine girmek bana görgüsüzlük gibi geliyor be günlük. Hayatımızın her gününü çalışalım ama özel zevklerimize bir türlü sıra gelmesin şu evlerden ve ödemlerden. Ayda 17-18 bin tl ödeme yapıyoruz be günlük bazen korkuyorum ya bir gün ödemezsek ? Karşılığı ne kadar olsa da sevmiyorum işte..

Almanyadan Halamlar geldi bu hafta bize. Bu aralar epey sıkışığız aslında günlük ev içinde.. Yeri geldi 15 kişi aynı anda yattık valla evde :) Tuvalet için sıra beklemeyi en son Askerde yapmıştım bide bu yaz oldu. Kuzenlerle felan epey gezdik sayılır. Benim gibi yürüyüşü seven adama karşı epey yoruldular ama ne yapalım her zaman gelinmiyor İstanbula.Kitap felan hiç okuyamadım resmen 1 ay geriledim sanki 10 gündür öyle bir ruh hali var içimde. Yarından tezi yok sil baştan başlamalıyım..

Sevgiyle..

05/08/2010

Hani öldürmüştük ya aşkı geçen ay. Aşk Tanrısı Eros geldi ve yeniden hayat verdi. Ben bile şaşırdım. İyiki varsın…

Günlük ev alıyoruz. Kaç gündür git gel git gel. Beylikdüzü taraflarında bir ev. Yarın bitecek inşallah. Sıcaktan çok bunaldım artık. Her zaman için yaz aylarından nefret etmişimdir bu yüzden.

Geri kalan herşey aynı. Görüşürüz..

23/07/2010

Yaklaşık 3-4 aydır nefes alma problemim var aslında. Bilmiyorum İstanbul’un havasından mı kaynaklı bir durum ama benim açımdan iyice can sıkıcı olmaya başladı. Bulunduğum yerde nefes alırken zorlandığımı, sanki ağaçların verdiği oksijene ihtiyacım varmış gibisinden onlara sarılma isteği.. Son günlerde sıcaklarla daha da arttı bu durum. Televizyonda yeşillik bir yer gördüğüm zaman içim eriyor açıkçası. Hemen orada olmak istiyorum. Tıpkı Bugün Beşiktaş’ın maçını izlerken Forea Adalarında olma isteğim gibi. Hayırlısı..

Dün benim doğum günümdü. İnternet üzerinden sanırım en çok kutlanan doğum günlerimden birisini yaşadım. Ancak telefon sadece Kankam Hakan ve uzunca süredir konuşmadığım Seçil arkadaşımdan gelmesi şaşırtıcıydı. Hadi Hakan hep yanımda ama Seçil oldukça şaşırttı beni. Benimle ilgili sorunları var zannediyordum ama yok olduğunu söyledi. Oda yarın sözleniyormuş Hayırlısı. Ancak mutlu oldum açıkcası. Başkada arayanım olmadı zaten evdede kimse 27 senedir olduğu gibi bugünde kutlanmadı. Zaten çok alışıık değilim doğum günü muhabbetlerine.

22 Temmuzu hayatımın değişmesi için koyduğum tarihti ve o tarihte geride kaldı..

Bundan sonrası hayırlısı der,

Sizleri sevgiyle selamlarım..

16/07/2010

Selamlar günlük. Saat gecenin 3 nde öylesine yazmak için girdim. Duygusal moddayım sanırım ama geçer şimdi biliyorum kendimi. Önce mantık sonra kalp..

Bugünlerde işlerden kafayı kaldıramıyorum, yazacak çok şey var ama yinede. memleketin her saniyesinde yazacak şeyler çıkıyor. ama dediğim gbii yorgunum. yürü yürü yürü yoruldum iyice. ama yinede içerde olmaktan iyi valla.

Beşiktaşım sonunda resmi ilk maçına çıktı.Günler böyle geçiyor. Sabah Beşiktaş Akşam Beşiktaş..

Aşk intihar ettikten sonra, akşamları kendime zaman ayırma ihtiyacı hissettim artık iyiden iyiye. Ancak kafamdaki işlerin olmaıs için öncelikle prison breakın bitmesi gerekiyor. Günde 1-2 bölüm seyretmeye gayret ediyorum . Bitsin dahda yabancı dizi izlemeyeceğim zamanımı alıyor ama başlayıncada bırakılmıyor :)

Onun dışnda yakında programlamaya başlıyorum evde. birde yabancı dil . iyiden iyiye kendime geleyim artık. başkada bişey yok sanırım ..

öpüldünüz..

haa nihan sevgili bulmuş :D Şaşırdım vallahi :D

09/07/2010

Aşk intihar edeli 7 gün olmuş gülnlük. Can sıkıntısı var aslında yalan konuşmayım. Forumlarda, blogta, twitterde çok belli etmesemde yaşadığım hayal kırıklığı var.  Bu aralar işyerinde işlerin bir çoğu bana kaldı. Uzun uzun yürüyorum  kalabalık İstanbul caddelerinde. Haklı davamın vermiş olduğu gururumla elim telefondan sürekli uzaklaşıyor. Her geçen gün dahada güçlü ediyor insanı..

03/07/2010

Aşk bugün intihar etti..

24344_362843771028_358648936028_3822779_7581033_n

01/07/2010

Selamlar Günlük yeniden,

Her gün artık bir dizi film bölümü seyretmeye başladım. Lost sonund bitince Prisona başladım ve ilk bölümü bugün bitti (daaha önce 17 bölüm seyretmiştim ama tazeleyim dedim). Eğer bir sorun olmazsa her gün 40 dk prisona gidecek önümüzde 2-3 aylık zaman diliminde. Tabi bazı günler olmayacak ama en azından bir planım var bu güzel..

Bugün cerene kızdım ben. Blogundaki yorumlarda kendisine “manyak yada deli” dedirmesi hiç hoşuma gitmedi. .Çok basit ve çok saçma. Yakışmadığını düşündüm ve halen ötyle düşünüyorum. Garip yani…

Abim geldi bu aralar yatıştayım sormayın. Sabah 11 e kadar yatıyorum bu çok güzel bişey Smile Hafta sonuda gezme planlıyorum bakalım nereye gidecem sıkıldım artık Zeytinburnundan. Sıkıcı geliyor buralar. Öyle bar cafede sevmiyorum ben. Doğa , rüzdar, ağaç ve su sesi olacak benim için..

Şimdilik bu kdar öptüm yanaktan

27/06/2010

Selamlar günlük,

Hayatımda herşey güzel güzel giderken yine çomak sokuyor birileri. Ne kadar önemli bir kişiymişim, nasıl bir iz bıraktıysam kendimden korkar oluyorum..

Cerenden” izin alamadığım” için sana cevap verme lüksümü hem ana sayfadan yapamıyorum hemde isim veremiyorum.

İçindeki Şeytanın kölesi olmuşsun kızım sen. Ağzına yalandan yere Allah adını çok alma. Sen Şeytanın kölesi olmuşsun.

Nasıl bir yaran varmışki, aradan kaç sene geçmesine rağmen iyileşmedi anlamadım. Derdin ne sıkıntın ne ? Psikolojik sorunların vardı, iyileştim diyordun bakıyorum gün geçtikçe artıyor bu sorunlar..

Fotoğraflarını paylaştığın sevgiline biraz saygın olsun ! Nasıl bir utanmazlık içinde yüzdüğünün farkında değilmisin. Hangi erkek kabul eder senin bu yaptıklarını ? Hem sevgilimle fotoğrafımı koyacağım hemde gideceğim başka bir erkeğe blogumda laf edeceğim. Vay anasını be , amma genişmisiz..

Şeytanın kölesi olmuşsun yine diyorum yine ! İçindeki şeytanı artık Ne Muhammed Yok edebilir Ne İsa ! Çünkü o kadar çirkinleşmişsin ki Artık şeytan bile sana tacını vermek için gün sayıyordur eminim..

Git tedavi ol, bir abdest al temizlen , öyle çık piyasaya. Pisliklerini bloglardanda, twitterlardanda uzak tut.

Kısacası Adam OL !

20/06/2010

Şu an , şu dakika kendimden neftret ediyorum.

Yaşadıklarımdan, söylediklerimden, hissettiklerimden dahada çok nefret ediyorum..

Hiç hak etmediğim şeyler söyledi, sevdiğim kişi..

Hemde hiç hak etmediğim..

Üzülmüyorum yemin ederim. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum..

O aşk duygusundaki üzüntü kavramını ben çoktan silip attım..

Dedim ya bunun adı kendinden nefret etmek..

Evet evet kendimden nefret ediyorum..

08/06/2010

Dayı aradı biraz önce :) Adam aramaya aramaya unutturmuş valla sesini. Birde şirket hattı olunca ilk başta tanımadım. Ben dayı dedi ulen diyorum dayı kim :D Neyse dayı sorry..

Uzun uzun görüştük :)

2 şey önemliydi..onları yazayım..

1- Birisine aşık olmak üzere. Ben kendimi kaptırmam diyor ama yakındır dayınında o deryalarda kaybolması. Umarım olur ya isterim valla çok

2-* Bu benle ilgili. Epeydir Cerenlesin artık Evlensinize dedi :D Verdiğim cevap bende gizli :PŞaka maka 12.12.2012 dedim ama bakalım :D

Öptüm sizleri. Çav..

21/05/2010

Aşağıdaki yazıyı yazdığımdan beri cerenle aram çok iyi değil günlük. Garip ve saçma sorunlar yaşıyoruz valla. Bir daha bişey yazmayayım en iyisi sana çünkü iyi gelmiyorsun ::) Neyseki düzeltiriz bir kaç güne..

Sağlık Sigortası yaptırma karar verdim arakdaşlar. Teyzemin başına gelen Felç olayından sonra hastanelerin ne kadar önemli olduğunu, ne kadar güvencen olsada sağlık konusunda asla devlete güvenilmeyeceğini anladım. Ne hastaneleri ne yatakları nede doktorları sizi hayata bağlıyor. Anadolu Sigorta ile Vodafone anlaşması olan Sigortadan gittim yararlandım. Yıllık sadece 36 liraya TÜM ACİL DURUMLAR İÇİN 15,000 liraya kadar kendimi sigortalatmak için başvurdum. Türkiyedeki Tüm hastanelerde geçerli, umarım başımıza bişey gelmez ve hiç kullanmayız ama yinede köşede dursun..

Başkada bir atraksiyon yok. Bugün eski arkadaşlarımla buluştum artık haftada bir buluşma kararı aldık ama ne kadar uyarız bilmiyorum.

Öptüm, çav

14/05/2010

Bugünlerde Cerenle aramız uzunca süredir olmadığı kadar iyi günlük. Eskiden çok kavga ederdik ama artık yorulduk mu, sıkıldık mı bilmiyorum daha anlayışlı olduk.Bazen düşünüyorumda yaşlı 2 kişi gibiyiz. kızsakta alttan alıyoruz, susuyoruz yada affediyoruz..

Allah bozmasın :)

Nazar değmesin..

06/05/2010

Vay vay vay. Epey olmuş yine ya. Neredeyse  1 ay. Valla epey bişey yazmak geliyor içimden ama siktir et be günlük, uğraşamam şimdi. Bu aralar canımız acıyor zaten. Teyzem hastanede şu an. Beyninde meydana gelen bir olay yüzünden yatakta ve bilinci tam yok, hatta halen hayati tehlikesi var malesef :(Sürekli oradan haber al, eve gelenler gidenler şu bu derken zaman bulamıyorum diyelim yada içimden gelmiyor yazmak. Daha bir hafta önce beraberdik gezip eğlenmiştik :( Neyse

11/04/2010

Pazar günlerini oldum olası sevmem. Çünkü bir gün sonra malesef iş var ve bu durum beni oldukça kasan bir durum. Bugün çalıştım ben gerçi ama olsun en azından gezerek çalıştığım için kendimi çalışmış görmüyorum. Hem sohbet ede ede işlerimizi hallediyoruz arkadaşlarla hemde yolda bişeyler yeyip içmek güzel oluyor..

Facebookumda bugün değişiklikler yaptım. Arkadaşlık listemde olmayanlara tüm profil neredeyse kapalı duruma getirdim. Uzunca süredir istiyordum çünkü orada mesaj almak, senin resimlerini başkalarının görmesi yada duvarından neler yazıldığını bilmesinin bir anlamı yoktu. Sadece arkadaşlarım görse yeter diye düşündüm. Ayrıca Facete uzun süredir olmayan bir arkadaşımın beni sildiğini görünce şaşırdım. Melek beni silmişti aslında hiç kötü bişey olmamasına rağmen neden silindiğimi anlamadım ama ben yinede arkadaşlık teklifi sundum kabul etmiş..

Bunun dışında ana sayfada yayınladığım karikatüre Ceren kızdı. Yakışıksız olduğunu söylüyor ama burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta orada çocuğun vereceği tepki olması gerekirken herkes anne ve babanın konuşmasına dikkat çekiyor. Ve karikatür zaten. Yayınladığımız karikatürler Türkiyenin bu konudaki en iyi karikatürcülerinin yayınları. Bu konuda içim bu yüzden rahat..

10/04/2010

Günlük be bu aralar hiç farklı insanlarla görüşmüyorum. Blog ana sayfamdada yazdım sanırım bu durumdan rahatsız oldum. Herkesle koptuk neredeyse. Okul dönemindeki “bir çok” arkadaşımın olmayışı herkesin kendi işine bakması ve yolunu çizmesi kaderin bir oyunu olsa gerek. mutluyum güzel bir hayatım var ama aklımada gelmiyor değil hani. ihtiyaçtan ziyade zorunluluk durumu benimkisi..

neyse arkadaşımız yok derken bugün bayrampaşada forumumuzda çok eskiden yazan, bazen kk da da yazan Ayşegülle karşılaştık. Çok garip oldum ve şaşırdım ne yalan konuşayım. Ayakkabı aldım kendime kasaya gittim “aa sen dedi”.. Dedim ne oluyor. Volkan Abi merhaba dedi ama yok abi tanımıyorum ben kimseyi. Bu kız kim ya diyorum içimden . Ulen kesin karıştırdı en iyisi kızı bozmadan şu parayı ödeyip kaçmak derken “tanımadım” dedim sessizce. Ayşegül abi deyince rahatladım valla :D Ama nasıl tanıdı ilk kez gördüğü birisini hayretler içinde kaldım ne yalan konuşayım. Ben en azından senmisin diye sorardım (sanırım çekingen tip modunda oluyorum)..enteresan ve garipti..

bugün birde çok pilav yedim. öğlen ve akşam karnım pilavla doldu..

28/03/2010

Farklı bakıyorum dünyaya. Bunu bazen bilerek yaptığımı söyleyenler oluyor neye dayanarak derler bilmiyorum ama benim öyle bir ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum açıkcası. Ben çok öne çıkmak isteyen bir insan olmadım aslında hiç bir zaman hayatımda. Okullarda genelde arka sıralarda oturan, toplu ortamlarda konuşurken heyecanlanan bir yapım var her ne kadar belli etmesemde. İnternet bu öne çıkma duygusunun olup olmadığı bir ortam. Yazdıklarını varsın ve senin nickinin sana kazandırdığı bişeyler var. Bu nick artık senin kişiliğin ve koca dünyanın daha doğrusu koca internetin ortasında çığlık atarcasına haykırmak istediğin bir ortam.

Belki de psikolojik sorunlarım var tam bilmiyorum. Ancak internet gibi özgür bir ortamda halen dünyasal sağlantıların kölesi olmanında bir anlamı yok. KK da son 1 ayda 3 tane sevdiğim insanla tartıştım. Konu din. Aslında din demeyim bakış açısı.

Konu Domuz Eti. Neden günah diyorum. Deseler din yasaklamış ondan eyvallah diyeceğim ama diretiyorlar kendi pisliğini yiyormuş. Diyorum ördekte yiyor, tavukta yiyor. Ve bilimsel olarak onun yediği bok ile senin işin yok desemde din düşmanı oluyorum. Aslında onlarda bilime hakaret ediyorlar..

Konu Günah Sevap Terazisi. Bu konuda okul döneminden beri bir sürü çelişkii açıklamalar var. Hatta konuda bile kendi içinde çelişkiye düşüyorlar. Burada tüm amacım cidden öğrenmek ama yine oluyoruz din düşmanı..

Konu Evrim Teorisi..  Darwinin dünyada kasıp kavurduğu ve bilimsel araştırmaların belkide en orta yerinde yer alan çok güzel bir konu. Bazı din adamlarının bile olabilir dediği bir konu açılıyor yine din düşmanı..

Konu karikatür. Karikatürde herkesle herşeyle ince ince alay ederler. Burada yer alan konu aslında insandır genelde. Ama karikatür camide olunca yine din düşmanı..

Acaip soğuduğumu hisettim ilk defa forumdan. Çıkıp gidecektim ama bu sefer gidenlerden farkım kalmayacaktı. Sindiremiyorum ama buda bir gerçek. Konuşmadıktan sonra çok açık konuşmak gerekirse “ben insanların inançlarınada inanmıyorum”. Benim forumumum gidişatı ile ilgili olarak ben her soruya cevap veririm gerekirse sabaha kadar çünkü onu bilirim onu savunabilirim. İnsanların maalesef din bilgileri zayıf ve bu yüzden cevap vermek yerine saldırıya geçiyorlar..

Bu karşı çıkan insanlar acaba hiç günah işlemedi. Erkekler hiç porno seyretmedimi. Acaba o izlerken Tanrıya yapılan saygısızlık benim açtığım konulardan çok daha mı Tanrının canını acıtırda karşı çıkıyorlar merak ediyorum..

16/03/2010

Selamm günlük. yine akşamları klasik baş ağrım tuttu valla. Sebebini bilmediğim bir durum mu var beynimde artık onu düşünmeye başladım valla. Belli dönemlerde hoş olmayan baş ağrıları çekiyorum ama çevremdekilere pek belli etmiyorum. Sadece o anlık bir sinirli oluyorum belli bir yerden sonra geçiyor..Neyse bugün sinirlide değilim ama baş ağrım var işte..

Yoğun stressli bir gündü. Bizim bankanın sistemi bir vardı bir yoktu.Sistemin varla yok arası olması kadar işkence veren bir durum yoktur çalışana.Ya olsun ya olmasın ama ortada kalmasın. Bunu müşteriye anlatması da oldukça sıkıntılı bir süreç birazda o yoruyor beni işyerinde sanırım. Ya insanlarımız cahil yada ben derdimizi anlatamıyorum o an. Buda neyse..

Akşam Mehmetle görüştüm.Mehmet Öz. Okuldaki kankim. Oda kopmuş biraz hayattan. Yani boşluktamıydı  yoksa çok mu dolu anlamadım. Ama eski mehmetten daha iyi hissettim kesin olarak. Çünkü daha az takıyor daha amann boşver diyen bir tarza gitmiş gibiydi. Özlemişim valla epey ollmuştu biraz bende vefasızlık var sanırım. Çocuk beni aramıştı hep dönecem deyip dönemedim bir daha. Eski arkadaşların tadı bir başka oluyor..Bu neyse

Dün bir rüya gördüm çok garip. Çok anlamsız bir rüya. Rüyamda Ceren var Hakan var Atakan var ve Nihal var. Tabi birde ben doğal olarak. Hatırladıklarım şunlar. Sabah keşke ceren telefonu açsaydı da dinleseydi o zaman hepsi aklımdaydı. Hakan rüyanın soyut elamanı. Sadece bir yerde sigara içip konuşuyor birileri ile onu hatırlıyorum.Atakan da takım elbise var Nihal de davet elbisesimi derler öyle bir elbise. ceren buralarda yok. sonra ben birden kalabalık bir yerde atakanla konuşuyorum. nihale kızdım ben diyor. niye diyorum.cevap vermiyor bende tekrar sormuyorum.atakanın elinde içicek bişeyler var ama.sonra gidiyor atakan iletriye. kapıda nihal içeri bakıyor atakanı arayan gözlerle. alla alla diyorum atakanda nihali bekliyordu aslında bende bakıyorum atakana ama atakan etrafta yok. birden ceren çıkıyor bir köy evinin bahçesinde. ve bir yarışma. ben cereni tam 7 kez kucağımda o balo yapılan yere götürmem lazım. atakanda başımızda zor volkan yapamzsın diyor. ya diyorum ceren 45 kilo (burası ne alaka anlamadım) taşıyabilirim ya diyorum. hadi başla o zaman hızlı ol diyor.ben koşuyorum kucağımda ceren :D Çok garipti orası ne alaka anlamadım. sonra başka şeylerde oluyor ama bir türlü anımsayamıyorum ne oluyor. bu akşam devamını görürüm belki :P

Bugünlük bu kadar öptüm..

09/03/2010

Bi gün bir sonrakini tutmuyor günlük.Bilirsin bazen yerinde durursun duvar gibi her gelen sana çarpar sonra ne diye yolun orta duruyorsun be adam derler ya aynen öyle benimki de. Bak eskiden olsa eyvallah derim yaptığım yanlışlar yediğimiz haltlar az çok oldu (gerçi onunda %85 i karışık ama neyse) ancak şimdi öyle değilim ya. Sakin sakin duruyorum hatta “mal” gibi duruyorum ama nedense bu duruşumda rahatsız ediyor garip..

Sıkıntılarım olduğunu hissediyorum birde bu günlerde. Kimseyle alakalı değil kendimle alakalı. Yaşadığım coğrafyaya uyum sağlayamama yada istediğim bir ortamda olamama durumu gibi bişey. İnanırmısın günlük, belki de beni başkaları ile bağlayan tek şey Futbol. Onun dışındaki her şey bana saçma sapan geliyor. Oda saçmada ne bileyim işte siyah beyaz renkleri sevdik bir kere. Ben dizi seyretmiyorum, ben kin tutmuyorum, ben yalan konuşmuyorum ben para peşinde koşmuyorum hem dedikodu yapmıyorum vs vs vs. Uzuyor gidiyor. Gençler eğlenmek ister ben evimde sabahlamak istiyorum. Herkes elinde sigara içki ama bende yok..Bilmiyorum ama git gide uzaklaşıyorum sanırım yaşadığım toplumdan. Buna dur demem gerekiyor belki de ama o zamanda mutlu olamıyorum garip bir durum söz konusu..

Birde bu aralar annemi seyrediyorum çok garip bir kadın aslında. Bence kocası tarafından hiç saygı görmüyor ama babam dün öksürdüğünde yatağından kalkıp korkarcasına salona gitmesini de garipsiyorum. Anne diyorum en güzel yemekleri de yapsan her türlü işide yapsan kocanın sana saygısı yok neden yapıyorsun diyorum bilmem diyor.. Garip garip garip.. Ben olsam sanırım babamı bir gün çekmezdim.

bugünlerde kitap kardeşliği projesini yeniden hayata geçirmek istiyorum. Forumdan değil ama kendi aramda arkadaşlarımla. Onlarla beraber bişey aldığımız zaman mecburen okuyacağız diye umut ediyorum. İyi yada kötü kaynak farketmez okumak çok güzel bişey.. Çevremdekiler biraz garip baksalar da bu okuma konuma ben okudukça inanılmaz keyif alıyorum..

27/02/2010

Artık naz çekemiyorum günlük ya. Kavgalardan gürültülerden sıkıldığımı hissediyorum. Söylüyorum söylüyorum dinleyen yok, eğer başımı ağrıtacaksanız lütfen gelmeyin ya. Ben sessiz bir ortamda kalmak ve öylece durmak istiyorum, kendi sesimi duymak onu hissetmek istiyorum..

Pazarları dükkanı açmıyorum günlük. bazen hiç çıkmadığımda oluyor evden ama o günün bana ait olması beni bu kadar memnun edeceğini bilseydim belki de bu kararı daha önce alırdım.

başka önemli bişey yok valla, herşey bi gün öncesinin fotokopisi gibi. insanların sıkıntılarını dertlerini dinlemeye devam ediyoruz ve öyle devam edecek..

11/02/2010

Yazdım yazdım yazdım sildim. Gerek yok..

Kız arkadaşım senden soğudum dedi..

Garip geldi..

Belkide haklı..

Ben çok sıcak birisi değilim malesef..

Hayat devam ediyor..

02/02/2010

Selam günlük yeniden. Yine geçmiş 10 gün. Zaman ayıramıyorum sanırım buralara. Yoğunmuyum yoo değilim ama yazacak bişeylerim yok sanırım. Canımı sıkıyorlar günlük canımı. Aman koy geç volkan diyorum ama yok işte yapılan haksızlığa canım sıkılıyor..

illa giderken hakaretmi etmek gerekir, illaki senin canının sıkılacağı şeylermi söylenir insana. bilmiyormusunuz ben sokaktaki herhangi insanlar gibi kavga edemiyorum, ne gerçekte ne nette nede başka ortamda. hatta meclisteki insanlar gibi bile sesimi yükseltemiyorum çünkü o an yaptıklarımın doğru olduğundan emin değilim. susuyorum bana birileri bişey derken hep günlük. içimden bir ses “volkan bugün sus yarın cevap ver diyor. sakin kafayla tart ölç ve biçip cevap ver diyor” ancak akşam oluncada kızgınlığım geçiyor. ne yapayım bilmiyorum..

bugün ceren canımı çok sıktı. mal gibi kalmak olur ya internet başında. aynen yazılarınları okuyunca mal gibi kaldım. şeytana teslimdi o an düşünceleri yada çok kızgındıki çıktı o hoş olmayan sözler mutlaka. yoksa konuşmazdı , demezdi susardı. sadece bana kızardı belkide ama bu sefer her yere saldırdı. o değildi belkide bilmiyorum.

durgun günlerdeyim kısacası günlük. daha doğrusu durgun geçirmek istiyorum bu günleri. kavgasız gürültüsüz huzur dolu. ister tek ister çift kişilik bir huzur ama istediğim tek şey sorunsuz bir 3-4 ay . vucudum artık daha fazla tartışma ve sıkıntıyı kaldırmıyor..

iş konusuna gelince iyiyim günlük , belkide tek iyi olan şey o :)

24/01/2010

Selam günlük. bugün yine okudum okudum okudum ve yatarken dişlerimi fırçaladım ve son bir kaç şey yazıp yeniden kitap okurken uyuma moduna geçeceğim. dişlerimi eskiden fırçalamazdım ben sık sık, haftada 1 yada ne bileyim 15-20 günde bir. cerenden kalma alışkanlık oldu. her akşam yatarken dişlerini fırçalayan birisi olunca insan kıskanıyor inci dişleri ne yalan konuşayım..

cerenle aramız yine bozuk günlük. anlayamama problemleri yaşıyoruz kendi aramızda. ifadelerimiz aslında çok net ancak nedense birbirimizin dediklerini anlayamıyoruz. bu sefer diğerlerinden biraz uzun sürecek, çünkü iki tarafta fazlası ile inatçı :)

eski volkanla yeni volkan arasındaki farka bakınca aslında kendime inanamıyorum ama nedense bunu cerene anlatamıyorum ben. ciddi bir değişim yaşamışım bilmiyorum kendisinden kaynaklı, bilmiyorum büyümekten kaynaklı. sevmek ve sevilmek herşeye rağmen kavgada bile güzel..

bugünlerde bir gerginlik var üzerimde gidiyor. blog ana sayfamdada yazdım ama daha dün yazmama rağmen bugünde bizde kalan küçük alperi üzdüm sanırım. çocuk uykudan kalkmış , sersem halde annem ona ekmek arası köfte yapmış ama o red ediyor yemeyi. daha doğrusu “hala ekmek çok büyük” diyor. o sırada sesi hafif yükselir gibi olunca benim kayışlar koptu. inanılmaz bağırdığımı hatırlıyorum ama neden bağırdığımı bilmiyorum. annem oğlum ne dedi çocuk niye bağırıyorsun desede ben 4 defa “neden kadına (anneme) bağırıyorsun” diye bağırdığımı biliyorum. gözleri doldu ve mutfağa gitti annemle orada yedi yemedğini. sonra sessizce odasına gitti..

odalarımızda yan yana sayılır bizim. geç yatmasına kızıyorum ben. 1 olmada kesin yat diyorum aslında kendim o yıllarda hiç yatmazdım ya neyse. ya basket maçı beklerdik ya kırmızı noktalı filmler. sapık diye düşünmeyin o sıralar onlar devrimdi show tv de cumartesi akşamları. yinede şimdikilerden çok daha masumdu..

neyse şimdi giderken beni gördü kızacağım zannetti tv açık olunca ancak bişey demedim dişlerimi fırçaladım bi baktım ışık ve tv kapanmış çıktığımda. bişey diyeceğim diye korkmuş sanırım..

çocukları korkutmak istemiyorum ama çok ipi kopuk gidiyor müdahele etmeden duramıyorum..

başkada bişey yok günlük. şimdi biraz okuyup uyuyacağım..öpüldünüz..

08/01/2010

selam :) gecenin ilerleyen saatlerinde (00:47) de odamda Osmanlı Harem Müzikleri eşliğinde hem internetteyim hem günlüğümü karalıyorum hemde bazı değerli arkadaşlarımla sohbet halindeyim. üçünü bir arada yapmak kolay olmuyor. ben bu hatay çok düşerim. işleri tek tek yapmak yerine toplu halde halledeyim derken sürekli bir karışıklık yaratıyorum ama buda benim yapım. Karışık şeyleri çözmesi daha güzel oluyor. Küçükkende annemin iplerini karıştırır sonra onları saatlerce çözmeye uğraşırdım. düşünsenize 2 saat o ipleri ayrıştırmak inanılmaz zevkli. tıpkı ayakkabı bağcıklarını ayırmak gibi…

bugünlerde internetten hiç zevk almıyorum. öyle böyle değil yani neredeyse hiç. yukarda size dedim ya netteyim sohbet ediyorum diye, yemin ederim sabahtan beri girdiğim 3 site var. vkforum, kralkartal ve donanımhaber. bir ara başka forumlarada yazıyordum ancak artık sıkıldım hiç bir yere yazmıyorum. internet arkadaşlarının hepsi gayri ciddi işler. millet gider aya ben giderim yaya. işim var gücüm var ama ben internette ne kadar gereksiz insan varsa onlarla muhabbettyim..

neyse salla :)

bugün poly! ye kızdım. bir kaç gündür garip bir soğukluk vardı onda. ne kadar yanaşsamda soğukluğu değişmiyordu bilmiyorum neden. bende biraz uzaklaşmak istedim. sadece uzaklaşmak ama o küs durumu oluştu sandı sanırım ama aslında alakası yoktu. neyse kızdım işte. şimdi bunu yazıncada kızacaktır ama ne yapalım günlük burası. yazmak çizmek ve çözmek için..

başkada değişen bişey yok günlüğüm. görüşürüz. öptüm..

02/01/2010

Eveett günlük 1 sene daha bitti. iyisiyle kötüsüyle her sene gibi buda bitti işte. hep aklıma gelir 2000 senesinde yaşananlar. yani millenium yılı. herşeyin değileceğini hayal ederdim bir gece yatınca. ama olmamıştı tabi :)

ondan sonraki senelerde yılbaşlarımız hep sıkıntılıydı taki bu seneye kadar. bu sene rahat geçti. kankamla sabahladığımız bir 2010a giriş yaşadım.

işe gitmedim yılbaşında, 1 gün tatil yaptım doya doya belkide bu sene ilk defa. ne cep telefonuma bankadan sms geldi, ne hesap numaramı isteyen oldu :) valla çok zevkliymiş ne yalan söyleyeyim ara ara yapmak lazım..

polyimle aramız  bi iyi bir kötü. istanbulun havası gibiyiz. güneş varken sağanak yağmura yakalabilirsiniz. ama yinede muck.

çok bişey yok günlük bu aralar. o yüzden kısa kesiyorum yapacak bişi yok

24/12/2009

Selamlar sevgiler günlük, bugün Noel. Bir kaç kişiden Noel mesajları aldım çok garip oldum ne yalan söyleyeyim. Hakan, Elif, betül, alper ve serkan diye arkadaşlarımın bana attığı mesajlarda mutlu noeller yazısının geleceğini sanırım hiç tahmin etmezdim. tekrar tekrar teşekkürler..

eve gelir gelmez oturdum net başına yazı yazmak için yoksa zaman kalmıyor. yemek yiyeyim dedim ama annem henüz pilav olmadı deyince internet şu an için en iyi seçenek sanırım..

dün hakan kankam geldi yanıma. hani şu ayarlamak istediği bayan vardı, sözleşmeleri imzalamışlar :)kısa süreceğini düşünsemde hayırlısı olsun diyorum, kankamda bu yönde düşünüyor :)

bugüne gelirsek çok sinirli bir gün geçirdim akşam saat 5 ten sonra. dün kontör yüklediğim bir amcanın mobil oyun yada mobil melodi servislerinden kontörleri gidince bunun sorumlusu olarak bizi tutması, 3 senelik müşterim olmasına rağmen İŞYERİNDE HERKESİN İÇİNDE sahtekarsınız diye bağırması sanırım uzun süre aklımdan çıkmayacak. 80 yaşındaki amcama yapmadığım iyilik kalmamasına rağmen, 20 liralık kontör için bu kadar ağır konuşması şaka gibiydi. oysa kontörü yüklediğimizi müşteri temsilciside teyit etmesine rağmen. aslında her zaman diyorum bir kişinin kişiliğini öğrenmek için para ile o adamı deneyeceksin :) halen onun siniri üzerimde aslında ama geçer sabaha sanırım.

neyse

kralkartal.com da Yılbaşı Çekilişi Konusu açıldı. Herkes birbirine hediye gönderecek ve ceren bana gönderecek. bu aralar aramızın pek iyi olduğu söylenemez , şans mı kadermi yoksa işin içinde işlermi var anlamadım. ama hoşuma gitti yalan konuşmayım. gelen şeyi koyarım blog ana sayfama..

annem tavuk  ve pilavın hazır olduğunu söyledi günlük. şimdi gidiyorum, öptüm, sanada iyi noeller..

21/12/2009

selam günlük :) pek bir kibarım bu aralar selamsız sabahsız geçmiyorum doğrusu. bu yazıyı yazarken iki gündür yaşadığım baş ağrısı ile mücadele ediyorum. baş ağrısı olmadığını iddia etsemde çevremdekiler baş ağrısı olduğu konusunda ısrarcı davranıyorlar.

hayatımda değişen pek bişey yok. didinip duruyoruz :) önemli bişey olursa anlatırım yine. görüşürüz.

10/12/2009

selam günlük :) benim canım sıkkın biraz senin böyle bir derdin yok aslında. bi kaç gündür bugün yazacam yarın yazacam diye diye ta bugüne kadar geldim. konu bambaşka idi ancak son dakika gelişmesi nedeni ile şimdi başka bir konu üzerinde yazacağım. dedim ya canım sıkkın diye onu yazacağım..

hey gidi volkan hey, düşersen bu kadar ayak altına gelir bir gün ezerler diyesim geliyor içinde. yaptığım, konuştuğum ve yapmak istediğim herşey bazı değer verdiğim arkadaşlarım içinken bana hitap edilen “ öle kendimizi kaptırmışızki senin inandığın şeye inanmak”. ne kötü adammışım ya. yada ne kötü adam olmuşum anlamıyorum. zamanında söylediğiniz hangi konuda sizin yanınızda olmadım, hangi isteğinizi yapmadım yada hangi doğrunuzu kendi doğrum kabul etmedim. Kız arkadaşımla ters düştüğüm anlarda bile sadece yanlış bir görüntü çizmemek adına ne objektifliğimi bıraktım nede kalp kırdım.

ancak vk eski vk olmayınca, girişler %70-80 düşünce ve yine diyorum aşk bahçelerinde meyve kalmayınca volkandan kötüsü olmadı. şimdi yazım okununca klasik kendini savunma iç güdüsü olarak düşünelecek olsada şunu herkes bilsin ben sizin o söylediğiniz hit kavramının peşinde olsam “3 tane fake” kız üye bulurum, iki erkeğe kıvırtır, forumdaki 3 kızla uğraşır ben yine bu forumu sizlerin istediği “aile” foruma dönüştürürüm.

ama ne hevesim var nede böyle bir isteğim var. bana msn den gelip volkan bu bu bu bu forumu bozuyor, ahlakını bozuyor, aşk yuvaları yüzünden forumda birbirimizle konuşamıyoruz diyenler sanki o gün bunları söylememiş gibi bugün geliyorlar bana bunun sorumlusu sensin diyorlar. bana bunları diyenler ben sizler kadar nankörlük etmeyeceğim, kimlerin ne söyledikleri sadece ve sadece bende kalarak ( en yakınım cerendir o bile bilmez ve bilmeyecek) söyleyin bakalım gitsin forumda oluruz deyip kaç kişiyi bu forumda bıraktım…

sizlerin satışları nankörlükleri ve terk edişlerine rağmen ben vk yı kendi yuvamız gibi tek başıma sahiplendim. Benim forumum sözünü bir kez bile kullanmadan , hiç bir siteye reklam vermeden (bunların maliyeti çok düşük), google arama motorlarından engelleyecek kadar buranın başkalarının hakimiyetine geçmesini istemedim. bunun tek sebebi vardı , bugün bana “senin inandığın şeye inanmak zorunda olmak” lafını kullanan başta nihan olmak üzere bu forumun eski üyeleri memnun etmek için..

arkadaşlarımla bozuştum. çok sevdiğim arkadaşlarımı bu forumda kaybettim ben. halen konuşuyorum ama bu forum yüzünden yine diyorum buradaki insanlar yüzünden ne keleşle ne gökhanla nede başkası ile hiç bir zaman eski samimiyetimi kurmadım kuramadım. niye yaptım bunları, bu yuva yıkılmasın diye..

ama yalan konuştunuz bana. çok net anlıyorum artık yalanları. onlar olmazsa biz oluruz diyenler bugün arkana geçmiş bıçak sallıyorlar..

bugün çok iyi anladım internet üzerinden oluşan arkadaşlığın 5 para etmez değerini. beni nihan bile sattı ise bu internet dünyasında herkes satar.

yazmak istediklerimin 10 da 1 i bile değil bunlar emin olun..

bu dereden daha çok su akacak bunu herkes bilsin..

o yıkanmaz dediğiniz derelerin sularını  bi gölde biriktirmeyen volkan adam değildir..

tekrar tekrar yıkanacağım

Saygılar..

ha unutmadan atalarımız büyük adamlarmış..

“KURTLAR KOCAYINCA KÖPEKLERE MASKARA OLUR” demişler, ne güzelde demişler..

Bak bu yazının sonunda yine bişey aklıma geldi..bazen susmak lazım renkler ve kelimeler ifade eder bişeyler..

Süperman:)

02/12/2009

Merhaba sevgili günlüğüm.Candan erçetin “sensizlik” diye diye söylediği şarkıyı dinleyerek yazıyorum sana. Uzun süre oldu müzik dinlemeyeli belkide. neredeyse 1 sene. sadece klasik dinliyorum oda masaüstümdeki şarkılar. ama özlemişim. candan erçetinin seside başka bir güzel demeden geçmeyeceğim..

geçen yazımda bünyamin gelmişti yanıma şimdide can geldi kuzen can. 2 gün beraberdik istanbulda. dolaştık biraz kuzenle :) özlemişim valla kendisini, bir gün sonra onu rüyamda bir sarışın bir kumral yabancı bayanla görmemde özlediğime iyi bir delil olsa gerek. kimdi o kızlar neden can rüydada onlardan kaçmak ister gibi yardım istiyordu bilmiyorum ama öyleydi işte..

dün kupa kızıyla çok güzel vakit geçirdim. sinek valesi ve kupa kızında her ne kadar bana maça papazı deselerde kibar insan oluyorum sanırım bazı anlarda o yüzden sinek valesini seviyorum. her ne kadar akşam, kupa kızı için sinek ikilisi olsamda , beni anlayacaktır sabah olunca..

bu aralar kitap okumaya ara verdim. oysa bayram tatilinde en büyük hedefim gride olduğum anları doldurmaktı ama olmadı. neyse sağlık olsun. hızlanırız zamanla :)

mutluyum huzurluyum kısaca günlük. öpüldünüz..

 

21/11/2009

of of ne kadar uzun süre olmuş yahu ben buraya yazmayalı. her gelişimde biraz daha sık yazacağım dememe rağmen nedense uzak kalıyorum günlüğümden. akşamları bana yetmiyor aslında ama bunu anlatamıyorum, günlüğüme baksalar çocuğun yazı yazmaya bile zamanı yok anlayacaklar ama neyse

günlük  bugün uzun uzun bişiler karalayacaktım ama yok canım istemiyor açıkçası. Fenerbahçe’yi yendik ya bu geceki kadar mutlu olduğum son günlerde başka gün yok. hatta o kadar mutluyum ki sevmediğim uzaktaki bir arkadaşıma içimden gelenleri söyledim ve öylesine rahatladım ki. onu msn de her görüşümde sahte sahte bazen selam almak yada vermek beni rahatsız ediyordu.

iki gün önce Bünyamin geldi İstanbul’a.İngiltere’ye gidiyormuş beyefendi. bir kaç gündür msn iletisinde İngiliz Bünyamin yazıyordu ama onunla alex fergusonun aynı ülkede oluşunu çok kabul edemediğimden olsa gerek pasaportunu görene kadar inanmamıştım. özlemişim valla Bünyamin’i. uzun süredir görmüyordum. hakanı bizim dükkanda eleştirisi bile çok güzeldi. çoğuna katılmasam da yada hakanın dediği gibi “dinime küfreden müslüman olsa” sözü tam Bünyamin’e uygun olsa da özlemişim lüzumsuz Bünyamin’i :) hayırsız evlat için sabah 5 te kalkıp yolcu ettik ama adam uçağa binerken yada İngiltere’ye inince bir telefon açmayı çok gördü oda ayrı konu..

dün akşam Bünyamin gittikten bir gün sonra fena uyku çektim. çok süper bişi..

 

abim geldi günlük :) biraz ara verece çalışmaya. çünkü yorulduğuma sende şahitsin. hem yorulmasam bile naz yapmak artık benimde hakkım :) şu abim gelmişken kitaplarımı bitirmem lazım çok hızlı bir şekilde ve ondan sonra photoshop ve başka bir program ile biraz eğitim dünyasında kendime yeniden yer açmam gerekiyor.bişeyler öğrenmeyince benim canım sıkılıyor anla işte günlük..

neyse geçen gün Gürkan aradı ayrıca. kız arkadaşı ile ayrılmış epey olmuş bana bir kaç soru sordu anlamadım bişey. nedense sinirli gibi geldi ama benimle ne alakası vardı onuda anlamadım. aslında kız arkadaşı onu seviyor ama bizim saf anlamıyor bence tam olarak..

cerenle aramız an itibari ile sorunlu olsa da onun yanımda olduğunu bilmekten ben hep mutlu oluyorum :) çok güzel bir duygu. öptüm buradan muck ..özel hayatımı çok paylaşmıyorum burada günlük çünkü herkes okuyor ama ben mutluyum bundan iyisi yok :)

ha bu arada vk nın eskileri ile ilgili içimdekileri döktüm biraz forumda. rahatladım ama daha söyleyecek şeyler bitmedi zamanı gelince yeniden dökeceğim :)

şimdilik bu kadar, öptüm şimdi beşiktaş maçını kutlama zamanı

 

11/11/2009

uykusuzluk sorunları yaşıyorum günlük. evet garip bir sorun ama öle. yatağa yattığımda hemen uyuyan ben 3-4 gündür uykum gelmiyor :( saat 2-3 hatta 3,30 da yattığım geceler oluyor. uykum var örneğin şu an yine ama ne bileyim yatasım yok. sanırım kafayı yiyorum hehe

artık işyerini 8 de kapatıyorum günlük. ne olursa olsun o saatte ben kepenleri aşağıya indiriyorum çünkü artık kaldıramıyorum bu çalışma temposunu. cidden çok sıkıcı :)

iş hayatındada bu aralar yanımda çalışanlara nedense daha az güveniyorum. onların benim kadar gayret göstermemesi yaratıyor sanırım bu güvensizliği. gereksiz denemelere giriyorum umarım bu huyumdan vazgeçerim.

neyse günlük öptüm :)

05/11/2009

merhabalar değerli günlüğüm :) valla öyle çalışıyoruz ki bu aralar sorma gitsin. eve geliş saatim 23 ü buldu bugün yine. ancak sanki sinirleri alınmış adam gibiyim. beni bilenler bilir saat 21 olduğu zaman çatacak yer ararken şimdi sanki daha 3 saatte çalışsam bişey demeyecekmişim gibi. allahtan arkadaşlarım varda akşam saatlerinde işyerindeyken arayıp iki çift laf edip dedikodu yapabiliyoruz.

yazacağım önemli şeyler vardı aslında sana ama zamansızlıktan yazamıyordum. cerenle ilgili yazacaktım güzel şeyler ancak kendisini forumdan fes edince şu an için yorum yapmayacağım. bi gün yeniden yazdığında yazarım söz..

hayatımda değişen bişey yok günlük. rahatsız olduğum kişi ve kişiler çıkıyor bu aralar forumda karşıma ama salla, uğraşmaya değmez..

moralim iyi sayılır. zaten canım sıkılsada anında yok oluyor yoğunluktan ve okuma sevdamdan. okuyunca dünyayı unutuyorum :) bu çok güzel bişey herkese tavsiye ederim.

bugün dedmler geldi bize köyden, hafta sonuda dayımın düğünü var. görüşemeyiz bir iki gün ama olsun gelecem nasıl olsa

ışık bu yazıyı okuyanlarla olsun

öpüldünüz.

 

29/10/2009

güzel şeyler oluyor hayatımda. yada ben daha güzel görüyorum hayatı son zamanlarda. sinirlenmiyorum, kızmıyorum, bunalmıyorum vs vs vs kız arkadaşınla elbette bazen sorunlar oluyor ama o bile başka güzel geliyor son zamanlarda.

25/10/2009

tekrardan merhaba günlük. ilk günlerde peş peşe yazdığım yazılardan sonra dikkat edersen artık daha az karalıyorum seni. çok sık tekrarlıyorum belki ama çalışmaktan artık yoruluyorum gerçekten. ne izlemem gereken yayınları, ne okumama gereken kitapları okuyabiliyorum bu aralar. abim gittikten sonra işyerindeki tüm işlerin bana kaldığını yine daha önce söylemiştim umarım.

ancak şuda bir gerçek eskiden çok mutlu değildim şimdi çalışırken mutlu oluyorum.insanın kazançlarını somut olarak görmesi atın kamçılanması gibi birşey sanırım. kazandıkça daha çok çalışıyorsun, çalıştıkça daha çok kazanabiliyorsun.

zaman hızla akıyor günlük. son 1 senedir hayata olan bakış açımdaki değişiklerin olumlu faydalarını görüyorum. daha az değer verdiğim, gerçeklerden kopmadığım bir hayatın beni daha mutlu ettiğini görmemek için kör olmak lazım. hep derdim “anı yaşa” bende artık “anı yaşı”yorum. tabi ciddi konularda değil ;) aşk evlilik vs vs vs bu tarz konularda anı yaşamak ilerde acı yaşatır dikkat etmek lazım.

istanbulda pek bir arkaaşım yok aslında buna ihtiyacımda yok. sadece işyerinin çevresi ve can dostum güzel insan hakan. hakanla hafta sonları beraber oluyoruz, hafta içide kız arkadaşım yetiyor :) kavgası bile güzel derler ya aynen öle.

çok fazla arkadaşımın kalmadığı ancak mutluluğumun değişmediği bir dönemdeyim. demekki diyorum arkadaşlar mutlu olmak için değil, senin mutluluğunda sadece bir araçmış. ve o araç arkadaş olmadan da devam ediyormuş.

sizleri öptüm, saatlerinizi bir saat geri almayı unutmayın..

ışık sizinle olsun,

17/10/2009

epeydir yoktum günlüğüm :) Bu aralar zaman bana yetmiyor. Eve geldiğimde eskiden hemen açtığım internet artık neredeyse hiç açılmıyor. Oldukça soğumuşum zaten geliyorum ne konuşacak arkadaş nede yazacak konu bulabiliyorum..

bu sene diğer senelerden farklı olarak kitap okuyup, güncel dergileri takip ediyorum. Ev halkı ilede aramda çok sıcaklık yok. Akşamları da genelde cerenle görüşüyorum..

cerenle aramızın 2 gün iyi gittiği görülmese de tatlı bir gülümseme yaratıyor bana bu durum, bu bile bazen hoşuma gidiyor ne yalan  konuşayım. bu yazıyı yazarken de küsüz ama akşam barışabiliriz :PCumartesi bizim günümüz çünkü..

11/10/2009 tarihinde yazdığımız yazı yüzünden epey başım ağrıdı bu konu yüzünden de Gürkan’a kızıyorum aslında. Dansöz oldum olm senin yüzünden dansözzzzz :D

unutmadan bugün annem ocakta patates kızartmasını unutunca evde küçük çaplı yangın çıktı. annemin yangından çok korktuğunu en iyi biz biliriz bu yüzden sadece olur bunlar derken, babamın annemi suçlaması çok garip geldi. bunları yazarken bile annemin kendisini savunmasını duyuyorum, insan bi geçmiş olsun der dimi…

 

 

 

11/10/2009

Ne gündü be tek kelimeyle çok yorucu ve aynı zamanda bir o kadarda güzel bir gün. İstanbul Kepçe Gürkan Hakan Volkan Kazan olmuş bir oraya bir oraya..

Gürkan’ın sınavı vardı Pazar günü. Albaratürkün müfettiş yardımcılığı sınavı. Onun için saat 13 te Beşiktaş’ta olacaktık.Maçka’daki İTÜ İŞLETME nin orası. Oldukça geç yattık dün gece. Bir uyanıp, bir kalkıp konuştuğumuz aşk, sevgi ve cinsellik konularının ele alındığı, son anlarında cennet cehennem ve Tanrı kavramlarının tartışıldığı bir gece..

Sözde saat 10 da kalkacak oradan da sınav yerine gidecektik. Ama her zamanki gibi kalkamadık. Uyandığımda saat 11,25 ti ve alel acele çıktık yola.Korsan taksi mitingi vardı bugün İstanbul’da ama ne yapalım biz yine de bindik bir korsan taksiye. Sohbet ede ede tam kapısının önünde durduk valla üniversitenin. Bizim Lise oradan daha güzeldi ama neyse. Gürkan’ın soktuk sınava biz indik Akaretlerden Beşiktaş’a. 10 kitap aldım 2,95 tl ye. Yani tanesi 29 kuruş. Oldukça uygundu. Çayımızı içtik Hakan bey sigarasını yaktı sohbet sohbeti açtı yine. Sohbetin konusu kendimizi geliştirme ve kültürel kazanımların yer aldığı , kültür konusunda YURT DIŞI olaylarının daha çok incelendiği detaylar. Ha bu arada Hakan seneye Araba alırım ben dedi bakalım bekliyoruz..

 

Sonra yine çıktık o lanet olası akaretler yokuşunu.Bu kadar düzensiz bir şehir nasıl kurulmuş anlamıyorum. Neyse, dedik hiç teleferiğe binmedik Binelim. Bindik tabi. Sonra Çıktık taksime. Sıkıldık, oldum olası TAKSİMİ sevmem zaten anlamsız gelir bana orası.Oradan Ortaköy’e geçtik. Geçerken adres sorma işlerinde iddialar havada uçuştu ama yemedi kimseden ne yalan konuşayım. Atladık bir otobüse. Allah’ım o ne . Yollar tıklım tıklım, arkadan bir kadın bana sürtüyor. O an taciz edilmenin iğrenç duygusunu yaşadım :D Hakanda hadi inelim bu yol çekilmez deyince Allahtan bir kız yetişti bize ve “ORTA KAPIYI AÇARMISIN” diye bağırdığı o cırtlak sesten sonra indik aşağı..

Oradan Ortaköy’e geçtik. Çok güzel ama pahalı geldi ve oldukça kalabalıktı..10 ar liradan yediğimiz Kumpirin fiyatınında bizim ülkemiz için lüx olduğu konusundada hem fikirdik. Oradan Bebek tarafında geçip geri gelirken  ilginç bir olay oldu..

İETT durağında dururken Taksim oradan Aksaray yapacaktık. OTOBÜS geldi ancak oldukça kalabalık olduğunda binemedik. Bizim gibi 2 tane daha bayan binemedi. Gürkan’ın Otogara gitmesi gecikince Taksi fikri çıktı meydana. Birden olaylar ani ve hızlı şekilde gelişip Gürkan’ın Bayanlara taksiyle beraber gidelim Taksime kadar paraları bölüşürüz teklifi hemen kabul edildi. Bende önce sizi bırakalım Taksime biz Aksaray’a geçeriz deyince Bizde Aksaray’a gidiyoruz demeleri garip bir tesadüftü. Oradaaan taa Aksaray’a tam 5 kişi geldik valla. İsimlerini bile sormadığımız bayanların tek bildiğimiz şeyi memleketleri ve üniversiteleri.

Sonra otogar yaptık, sonra çaylar yine vs vs vs..İşyerine geldim 9 da. 10,30 dada eve..

 

06/10/2009

Bugün ne yaptım dedim ama epeydir ne yaptığımı yazamıyorum sanırım buraya. Başlıkta değişiklik şart gibi duruyor ara ara ben gibi bişey yapmam gerekebilir.

Çok yoğunum arkadaşlar ya öyle böyle değil. Abim gitti Tokat’a ve işyerinin tüm sorumluluğu bana kaldı. Sabah 8,30 dan akşam 22 ye kadar yemin ederim başımı kaldıramıyorum.İnsanların sesleri artık beni öylesine rahatsız ediyor ki eve gelip huzur bulduğum anların değerini hiç bir şey ölçemez.

Yenibosna muhabbeti vardı bir kaç gündür bugün başlayacaktım oraya ancak bankadan engel çıktı maalesef bize. 2 tane işletme almamız istenmedi ve şu an için o proje rafa kalkmış gözüküyor. Aslında bende çok gitme taraftarı değildim,  alıştım sanki işyerime..

Cerenle aramız kötü. Daha doğrusu ilişkimiz bitme aşamasına geldi. 3-4 gündür telefonda bile görüşmüyoruz. Onunda kendine göre haklı tarafları olduğu muhakkak ama ben çok fazla sorumluluk alamıyorum. İşyerimdeki arkadaşım evliliğini nasıl yapacaksın dedi bugün herşeye daha çok karışılıyor, bilmiyorum ama benim yapıma ters dedim cevap veremedim.

Biraz önce kitaplarımı okudum aynada kendime baktım saç sakal karışmış yine. Sırf bloğa bişeyler yazayım diye geldim ama msn dede amma konuşmak isteyen varmış şaşırmadım değil..

msn dedimde aklıma geldi, eski bilgisayarı taktım 2 gün önce . Eski msn kayıtlarını incelerken çok güldüğüm, çok şaşırdığım, okurken ağzımın açık kaldığı o kadar çok yer var ki. Bazen çok ciddi bazen çok saygısız konuşmalar. O günlerde yaptığım hataları gördüm. İnsanların ne kadar şerefsiz olduklarına tanık oldum. Neden fark edememişim o oralar onuda anlamadım açıkçası.

Neyse, sizleri seviyorum , öptüm bebekler

02/10/2009

Bu aralar geç yattığımdan olsa gerek yine güne çok zor uyanarak kalktım. İşyerindeki bir takım sistem değişikliklerinden dolayı yine çok zor bir gün geçirdim. Düşünün yani sabahtan tuvaletim vardı akşam 5 te gittim, yemeği 6 da yedim.

Bir ara cerenle aramızı bozan Gözde Başar yada Kaşar yine msn’de karşıma çıktı. Galip ben geleceğim diyerek savurduğu komik sözlerden sonra neyse ki artık beni sildide bir zilli daha hayatımdan çıktı..

Forumumuzda merry nin tanıdık çıkması beni şaşırttı bugün ancak bundan dolayı birazcık suçlandığımı hissettim nedenini anlamadım ama neyse..

Ceren Çokonatları yedikten sonra bana yine küstü :D Bu sefer Bi kutu Albeni alacağım..

YeniBosnada yeni bir Yetkili Ödeme Merkezi alma girişimimiz devam ediyor.Gelişmeler vkforum.da :P

30/09/2009

Uzun süredir sabah açmıyordum işyerini. Daha doğrusu 2-3 gündür bana uzun bir süre gelmiş demek ki.Zor oluyor sabahları işyerini açmak ama yapacak bişey yok. Bu aralar elektrik faturaları da bizi bir hayli zorlasa da mecburen biraz dayanacağız buna. Bunun dışında değişen hiç bişi olmadı koskoca günde.Maç üzdü biraz akşam.

Cerenle aramız daha iyi oldu. Çokonat bile aldım ona :D Hemze bil kutu

29/09/2009

Bugün bazı şeyler değişebilir hayatımdan. Yeni Bosna’da yeni bir yetkili ödeme merkezi projesi kapsamında çalışmaya orada başlayabilirim. Her sabah gidiş geliş zor olsa da belki de yeni heyecanlar katar hayatıma. Şu an evden yeni çıkıyorum.Akşam burada biraz daha detaylı bilgi verebilirim sanırım

Eve gelişim bugün 22 yi buldu neredeyse. Abim Tokat’a gitti bu aralar işlerimiz maalesef daha da yoğun olacak ne yapacağım bilmiyorum.Alamut adlı Romanı okumaya devam ediyorum bir kaç gündür. Sürükleyici bir roman ama artık romanları erkenden bitirmek hoşuma gitmediğinden sindire sindire her gün bir bölüm okuyorum. Roman için Yeliz’e teşekkür..

Cerenle aramız bu aralar biraz limoni. Ama uzun sürdüreceğimizi düşünmüyorum.

Şimdilik böyle..

27/09/2009

12,30 da kalktım. Yemekte bizde “bişi” denilen yağlı bir hamur işi var onu yedim. Sonra Bayrampaşa’ya Bankaya gittim. Oradan çıkıp Esenyurt’a gittim. kontör almam gerekiyordu.Orada epey oturdum arkadaşlarımla. Kuru pastayı çok sevmem ama yedim. Ve şimdi eve geldim, lost izleyeceğim, Alamut Adlı romanına devam edeceğim, banyo yapacağım ve yatacağım..