Dün Seni Rüyamda Gördüm..

dream

Çok uzun seneler olmuştu Rüyalarıma girmeyeli.En son girdiğinde bir sonbahar karanlığı çökmek üzereydi mahallesine.. Hemen arkasından gidiyordum..Ona ilk aşk duyduğum Kırmızı tshirtü yine üzerindeydi. Beni bağlayan neydi bilmiyorum bu basit tshirtte.. Ama o gündü ilk kalbimin ona karşı atması..

Ama olmadı..Nedensiz bir ayrılıktı bizimkisi.. Sonbahar yaprakları gibi sararıp dökülmüştük..Yeniden bahar gelmesini bekleyemedik ikimizde.. Aklımda o son rüya ile kaldı sadece.. Sonra kış ayı geldi kapımıza. Kışın güneşine kanma dostum diyen Kamyon yazıları  aklımıza gelmedi bile. Güneş sandığımız şey Kış Güneşi imiş. Tırnak uçlarmıza kadar donduk. Soramadık güneşten sebebini neden çıktın sen bahar sonunda diye. Biz yaz zannederken neden kışın geldiğini söylemedin diye soramadık. 

Ama dün yine girdin rüyama sen..

Hani o ilk elini sıkı sıkı tuttuğum göl kenarı var ya, işte tam oradaydık..Sen mutsuzdun..Ben ne olduğumu bilmiyordum..Öpmek istedim seni. Evlenmiştin sen. Ama sonrası mutsuzlukta olsa ayrılıkta olsa sana yine yanlış geliyordu bu durum. Boynundan öptüm yinede.. Gözlerin doldu..Seni bi daha bırakmam diyebildim sadece. Saçlarımı yeniden koklayabilirmisin eskisi gibi dedin. O kokuyla senelerdir uyuduğumu hiç bilmeden sordun bunu biliyorum. Hiç unutmamıştım oysa. 

Çok mutluyduk seninle yine eskisi gibi. 

Sonra uyandım. İçim acıdı o an. Sana mesaj atmak istedim ama bu doğru olmazdı. Telefonu uzağa götürdüm.Balkona çıktım soğuk İstanbul havasını içime çektim.. Bir kağıda seni ne çok özlediğimi yazdım.. Havaya bıraktım Üfleyerek ve peşinden mırıldanarak..

Ankara’ya bol selam söyle güzel kağıt . Sevdiğimin saçlarının kokusunu getir bana“..

 

Bir Şizofrenin Aşkı..

Dün Elifim Payalşmış vkforumda bunu.. Gece dinledim dinledim dinledim sonra yine dinledim..Hatta sabah yine dinledim ve anneme dinlettim..

İnanılmaz beğendim..

Elifim’le çok sık konuşuruz Aşk meşk konularını..Felsefeden, Bilime kadar her anlamda konuşuyoruz Aşk üzerine aslında. Ben ona bu zor süreçte (20 gün oldu) metroda eve giderken bir kaç bişey söylemiştim oda gülmüştü videoyu seyrederken o aklıma geldi..

“Elif dedim sen benim kız arkadşaımı gördün mü ?” Hayır demişti..O zaman onun var olduğunu nereden biliyorsunuz :))) Resimler var demişti.. Onlar benim eski hallerim yada eski kız arkadaşım olamaz mı..Ya Volkannn demişti..Şizofren gibi hissedeceğim kendimi artık. Öyle biri hiç olmadı ve ben olmayan birisine böyle bir anlam yükledim demiştim ve ondan sonraki süreçte herşey benim için çok çok kolay olmuştu..

Videoyu izleyince belkide bana hak vereceksiniz..

Hayatınızda bişeylerin değişmesini istiyorsanız kendinizi ona inandırmalısınız. Ben bunu başardım artık. Sizi üzecek olan şeyleri hayatınızdan çıkardığınızda ve bazı kişileri hiç aslında hayatınıza almadığınızı kendinize inandırdığınzıda yani şizofren olduğunuza karar verdiğinizde ve bunu kendi başıma tedavi edecem dediğinizde inanın aşılmayacak dağ gidilmeyecek yol yoktur..

Ama Nazlılar iyiki var..Bunuda demeden edemeyim 🙂

Sensiz..

Sensiz..

Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karsılastığımız zamanlarda.
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala. 

Mayıs Sinekleri..

mayıs sineği

Altı üstü bir sinek..

Hatta çoğuna şu görüntüsü iğrenç bile gelebilir..

Ama bir çok insanda olmayan bir özelliği var..

Kahpe değil..

Hayatı boyunca (24 saat yaşıyor) sadece bir kişiyle sevişiyor ve ölüyor..

Kıskandınız dimi sizde benim gibi..

 

Hep Aynı Nakarat

aynısı

Adam sevgilisinden şüphe duyuyor donanımhaberde. Casus program arıyorum kız arkadaşımın telefonuna ykleyeceğim kimle konuşmuş kimle ne yazısmış takip edeceğim diyor. Biriside geliyor yukardaki sözü yayınlıyor..

Aldatıyorsa bile senine 5 dakika konuşur , AĞLAR 🙂 sonra sen kendini kötü hissedersin vs vs vs

Herkes kendi kız arkadaşını başka zannediyor.Bana bunu en iyi Mustafam anlatıyor yalan yok. Hepsi aynı volkan diye. Bazen can yakıyor sözleri ama geçeklerden kaçamıyorsun. Mustafa olm bizim kız ağladı sevmese ağlar mı kanka dediğim her an, abi iki gün sonra kızlar başkasına ağlar sakın inanma der hep. Yukardaki hiç tanımadığım adamın yazısını okuyunca bu fikir daha da güçlendi sanırım bende. Hepsi aynı yeşillikte 🙂 

Peki neden acı çekiliyor o halde. Mesela bana da soruluyor madem bunu görüyorsun neden acı Çektin bu süreçte. Bu organ nakline benziyor. Yeni organ takılınca vücut onu nasıl kabul etmiyor çoğu zaman. Bende sanırım bu dünyanın düzenine uygun değilim. Kalleş aşkların, sahte sevdaların, yalancı ruhların, iğrenç ağızların çok dışındayım..Ya onlar gibi olacaksın yada sonsuza dek kusacaksın..

Yada birisinin gelip seni kurtarmasını bekleyeceksin..

Son Limon Son..

limo

Gel bakalım dostum, seninle kuytu köşelerde konuştuğumuz olaydan sonra artık meydanda konuşma vakti geldi sanırım..

Hep midem bulanıyor diyordum ya sana, sonunda bugün az önce işyerimdeki lavaboya doyasıya kustum. Gerçekten kustum. Yeter artık dedim kustum. 

Bir insan hep kendisini kandırır mı ? Ben hep kendimi kandırdım be Limon. Yapılan herşeye rağmen kandırdım kendimi biliyormusun. Dedim ki yalandır dedim ki aslında böyle yapmak istemiyordur dedim ki şöyledir böyledir. Ama yok ya. İnsanlığın bittiği yerdeyiz bugün Limon..

Dün 7 kasım konusundaki resimlerin hepsini kaldırdım sadece bir tanesi kalmıştı. Onuda bugün kaldıracaktım. Hep son ana kadar bir umut olur ya belkide o umudu içimde tutsun istedim. Resimlerde özel resimler değildi biliyorsun Limon, her zaman her yerde bulunabilen şeylerden. Allah’tan başka resimler koymamışım. Nasıl bir nefret tohumları ekildiyse içine bugün beni Avukat arıyor. Resimler ile alakalı. Ne gerek var kaldır gitsin kardeşim diyor. Oda biliyor bişey çıkmayacağını bende biliyorum bişey çıkmayacağını. Diyorum da zaten bunu neyle suçlanacağım. Cevap yok. Yok yani. Sadece mide bulandırıyor bunlar. Bir insanın bu kadar değişmesi, 6 senelik ilişkisini 1 aylık ilişkisine değişmesi, bana mesajlar atılması Limon be hiç anlamayacağım.İnan hiç anlamayacağım. 

Bizim erkek tayfası kaldırma abi diyor. Haklıda olabilirler. Ama kaldırdım. Faruk’un tavsiyesine uydum ve kaldırdım boşver abi değmez. Bitirmek istiyorsan gitmek istiyorsan kaldır gitsin dedi. Yaptım dediğini. Hatta yazıyıda sil dediler ama yok be Limon o ihanetin resminin çizildiği gün yazıldı ve sonsuza kadar kalacak orada. 

İnsanlar şaşırıyor olanlara. Sana bu nasıl yapıldı ve Volkan diyorlar ama bende sadece dolu gözlerle bilmiyorum diyebiliyorum. Başkası olsa sanırım şu an cinayet işleyecek durumda iken ben sadece sabır istiyorum Tanrı’mdan. Yatıyorum kalkıyorum Allah’ım beni arkadaşlarımın düşüncelerinden koru diyorum. Sonra iyileşiyorum. Sonra herşey bitmişken içimde onlara diyorum “volkanca.net” e girmeyin. Girdiğiniz her an bana umut veriyorsun dememe rağmen yine tıklanıyor tıklanıyor. Yok edilen Iphone ile tıklanıyor pes diyorum, bu kadar olmaz diyorum. Ama oluyor işte Limon.. Herşey oluyor..

Kahraman Tazeoğlu diyor ya “Bir zamanlar benim olan ellerin şimdi nasıl ellerin”.. Sorgulamaktan yorulduğumu hissediyorum. Sorgulamıyorum da aslında artık. Git dediklerimin gidecek cesaretleri kalmamış Limon, çünkü biliyorlar İhanet dönüp dolaşacak bir gün o kapıyı çalacak. Ve Tanrı bu öcü olacak. Öç benimdir Ben karşılık vereceğim” diyen Tanrı’nın sözleri içimdeki  ruha öyle bir etki ediyorki bazen sanki Rabbim ile yan yana hissediyorum. Hayatımda kimse için kötü dua etmedim Limon. Çünkü Rab ne diyordu “Düşmanlarınızı sevin ve onlar için dua edin”.. Ama artık Rabbim’den onlar için dua edemememden dolayı af istedim yalan yok. Çünkü edemiyorum , midem bulanıyor, canım sıkııyor, ruhum daralıyor..

Ben Volkanım ya. Gözyaşları içinde gitme diyen Volkan’ım. Bütün bu yaşananlar sonrası birbirilerine insanların whatsapp ta senin hediye telefonunla mesajlaşmaları nasıl bir sindirmedir nasıl bir ahlaktır nasıl bir dünya düzenidir Allah’ım sen aklımı koru. Anlamıyorum. Gerçekten anlamaya çalışıyorum ama kafam basmıyor..

Neyin nefretiydi bu Allah Aşkına. Beni sen bile tanımışsındır Limon. Daha iki sene oldu dostluğumuz başlayalı ama sen bile anlamışsındır. Rica ettiğin hangi şeyi yapmadım ben. İstediğin neyi yapmadım ben. Ben resimleri koyarken insanın içinde bişeyler kıpırdar belki diye koyarken yok özel hayat yok şu yok bu..Hiç birisi değil be Limonum. Sorun neydi biliyormusun Yalan konuşmuştu yine. Tıpkı bana konuştuğu gibi. Hani giderken demişti ya “Ben kimseyi sevemem artık” demişti ya. İşte onun gibi yalandı herşey. Aslında birisi hep vardı ama Volkan denenmeliydi..Yeni dünya düzeni buydu işte. Birisi gelir diğeri o zamana kadar gider. Gideceği durağa kadar tramway gibi götürdüm ve aktarma yapıldı sadece. Böyleydi işte..O resimler ondan rahatsız etti herkesi. Yan yana bile gelmezdik diyenler samimiyetten korktular ama bilmediler ki onların hepsi ben yine herşeye rağmen seni seviyorum cümlesinin resimleri idi.

Nefret ettirdiler Limon.Üniversite dönemindeki ilişkimden geriye kalanlara bakıyorum şimdiki duruma bakıyorum kendimden soğuyorum nefret ediyorum midem bulanıyor ne dersen de. Aysel bugün evlendi yarın çocukları olur ve o benim için her zaman en güzel duaların ismidir. Hayatım boyuncada yaşadığı saygılı ilişki için hep dualarım onunla olacaktır.Aramızdaki aşk belki 1000 defa bitti ama bugün hiç bir kulak onun hakkında tek kötü sözü geçtim bir tane olumsuz bişey duymamıştır. Ve mutlu olmasını o kadar çok isterim ki. Ve o kadar ah keşke dediğim yerler varki bugün yaşadıklarımdan sonra. 

Ben başkalarına benzemem Limonum. Biliyorsun az çok. Gel geç aşkların bende yeri hiç olmadı. Hep ciddi ilişkiler peşinde koştum ve hep çıktığım kadınla evlenmek istiyorum ben dedim. Bunu lisedede söyledim, üniversitedede söyledim sonrasında da söyledim. Bugün bu yaşananlara rağmen yine söylüyorum. Aldatılmama , ihanete uğramama rağmen  yine söylemeye devam edeceğim. Bütün tahriklere rağmen devam edceğim. İlkokul çocukları gibi “O senin olmadı benim oldu” diye gelen mesajlara rağmen üzüntüm sadece böyle insanlarla beraber olacağı için içimi acıtan eski sevdaya rağmen hayatım boyunca inandığım değerlerden vazgeçmeyeceğim ve yine doğru kişiyi bulduğuma inanana kadar devam edeceğim. 

Saygısızlık o derece fazla boyutlardaki içime atamıyorum buraya az az döküyorum Limon. Az az diyorum. Çünkü bildiklerin bilmediklerinin belkide yüzde 1 i.. Hayatım boyunca kimsenin çevresini rahatsız etmemiş, bütün acılara ve kaç defa bu hayattan gitme uğraşlarına rağmen ağzını açmayan ve sadece muhatabını karşısındakini alan bana öyle şeyler yapılıyor ki aklın durur. Düşün yani yan dükkanlar aranıyor, oralarda dile getiriliyor. Ve yine inkarlar Limon. Hatırlarsın aynı inkarlar Mustafama da yapılmış daha sonra bunun için onlarca özür dilenmişti. Şimdi bir özür sence bütün bunları siler mi limon ? Sİlmez dimi dostum silmez silemez artık. 

Hatırlıyor musun geçen aylarda yine kötü şeyler yaşanmış ama buna rağmen hep aynı cümleyi söylerdim “Yine gelsen yine eskisi gibi severim. Hiç bir şey hatırlamadan severim” derdim. Ne kutsal bir aşk dimi. Onursuz ama kutsal. İstersen ayaklar altında paspas ol ama gel ben seni yine kucaklarım. Ne büyük bir aşktı bendeki bilmiyorum. Eşi benzeri var mıydı onuda bilmiyorum. Ama artık yukarıda dediğim gibi dua bile edemiyorum. Dua etmek isterken dillerim yapışıyor birbirine. Açmak istesemde Rabbim kapatıyor belli ki. Midem bulanıyor Limon. Ne zaman düşmanınımı sevmeye çalışsam midem bulanıyor..

Sevindiğim tek bir yan var açıkcası. Taraflı tarafsız kim görse Yok artık diyebileceği bir sevda yaşadım. Bugün gelinen noktada hemen herkesin aynı tepkisi var. Sana da mı yapıldı Volkan bu. Limon bunu hangi insan başkasına söylettirebilir. Herşeyi geçiyorum herşeyi unutuyorum Çamlıca yediğin gözlemeninde mi hatrı yoktu, Floryadaki 30 km yazan tabelanın da mı hatrı yoktu be  Limon. Ne garip bir dünya. Bana bir harf öğretinin kulu kölesi olurum diyen Hz Ali nin nesline bakarmısın. Nerede yaşıyoruz nasıl yaşıyoruz biz Allah Aşkına..Hangi duyguların kölesiyiz biz. Allah görmez mi etmez mi ? Bilmiyorum herşey ne garip.

Bi daha gelsem bu dünyaya bir daha severdim derken şimdi nefret tohumları yeşeriyor içimde. Aslında nefret etsem gerçekten çok mutlu olacağım Limon. Midem bulanıyor dedim ya gerçekten Midem bulanıyor. Fiziksel anlamda bulanıyor Limon. Ama korkuyorum bu mide bulantısı geçmezse diye. Yeniden birilerini sevmek isterken yeniden bulanırsa naparım ben bilmiyorum. Bunu hiç istemedim ben Rabten. Severken nefes alarak seveyim, o nefes versin ben alayım istedim sadece. Aşkın sevdanın bu denli kutsal olmasını istedim. Çünkü Tanrı sevgiydi. Ve sevgi Tanrının tek dili olabilirdi oda Aşktı. İster ilahi aşk ister dünyasal aşk . Ama hepsi Tanrının bir diliydi ve bu dile bu kadar leke nedendi ?

Bu bugün sana bu konuyla ilgili son yazım Limon aslında.Ama biliyorum beni terketmek zordur Limon. Böyle bir aşk kimselere nasip olmaz Limon bunu kendileride biliyor. Böylesine bir sevda belkide 100 yılda bir gelir. Naz demiş ya şu yazıyı okusa Şirinde kıskanırdı, Aslıda kıskanırdı, Leylada kıskanırdı. Bunu herkes biliyor ve malesef acımasız duygular onunda kafasında. Ya beni kimse böyle sevmezse diye. En pis olabilecek şeyleri bile aşk bahçesinde en güzel çiçek olarak geri sunabilecek başka bir sevda bulamayacaklarını herkes en az Naz kadar biliyor Limon..İşte o yüzden gitmek zor , işte o yüzden Numara değiştirmek bu kadar zor,işte o yüzden bu siteye bir daha girmemek zor. Dünyanın en saf aşkı benimki belkide. Değiştir numaranı, girme volkanca ya yerimden kıpırdamayacağımı bildikleri için gidemezler. Böylede lanet bir aşkım var içimde. Ama bilmiyorlar öldü o aşk. Korktukları şey aslında tam üstünde şu an. Aşk öldü , cenazesi artık sizin bulmaya çalıştığınız yıldızlardan çok çok uzakta..

Ama geçiyor Limon. Yazılarımda görmüşsündür artık sende geçiyor. O yüzden bununla ilgili artık sana bişey yazmak istemiyorum. Belki aşk konuları açılırsa yazarız bir iki bişey ama uzatmanın anlamı yok. Benim bir iddaam vardı, dünyanın en mutlu kadını olacak benim eşim diye. Bunu başaracağım işte Limon. Halen iyi insanların, temiz sevdaların olduğunu biliyorum. Gidiyorum Mevlana gibi, gidiyorum Tebrizi gibi. Aşkı aramaya gidiyorum artık. Uzaklarda bir yerde olmayacağın biliyorum. Çünkü Tanrı’nın sözü var Limon. Ne demişti “Bana gelen yükleriyle gelsin” . Yükümü bırakıyorum Rabbin eline artık. Karşılığını ben vereceğim dediği davamıda ona teslim ediyorum. Bir gün göreceğiz bir gün duyacağız , o gün hep beraber dua edeceğiz Limon.. Günahlar bağışlandı diye sevineceğiz. Çünkü Rab söz verdi..Ve Tanrı yalan konuşmaz Limon. 26 sında SEN CANSIN derken, 5 inde Sen hiç bişeysin demez.. Mayısta askerliği biterken ben yeni geldim gibi günahlarını örtmez. Tanrı doğrudur ve korkusuzdur Limon. Üyelikleri silip bu resimler Montaj diyenlere bu günahlarını soracağı günler gelecektir elbet..

Uzun uzun yazıyorum kusura bakma Limon. Biraz oku sende içimdekileri ve artık içimde hiç bişey kalsın istemiyorum. Bugünlerin hepsi geçecek bir gün. Belki 3 gün sonra hepsi bitecek . Buna bugun çok daha fazla inandım Limon. İçimdeki ruhun temizliğine çok çok daha fazla inandım Limon. Ama bize bugün bunları yaşatanların içlerini hep kıskançlık tohumu ve güvensizlik tohumunu ektik Limon. Sabahlara kadar seni seviyorum deseler arkalarını döndüklerinde kafalarına Volkan beni herkesten daha mı çok seviyordu sorusunu bile düşünemesine sebep vermedik Limon. Çünkü Volkan herkesten çok sevdi. İstersen dünyanın en yüksek tepesine çık ve kendisini aşağı bırak sevdan için ama artık o gözlerimdeki yaşların yerini tutacak başka bir sevda olmayacak..Ve yine aynı şekilde ne zaman yüzler asılsa Volkanı mı özledinler olacak. İşte en büyük mükafat bu belkide Limon..Dedim ya ektik bu tohumu yüreklere. Artık ben değil başkaları düşünsün değil mi ? Benimki en geç 6 ay sonra bitecek ama beyaz gelinlik içinde giderken yüreklerdeki soru işaretleri hep o taraflarda kalacak..

Allah kul hakkı almayın dedi derler. Ama benden aldılar Limon. Dedim ya hayatımda ilk kez birisi için dua edemiyorum ve hak ettiğiniz neyse onu bulun diyorum. Bu dünyada istiyorum bu karşılığı. Helalliği almak için yanıma geldikleri gün sende yanımda ol  Limon. Buna sende şahit ol. Bizdeki yürek o gün helal olsun diyecektir ama olsun Tanrının büyüklüğünü görmek için sende yanımda ol. Çünkü Tanrı yalan konuşmaz.Ben hayatımda ilk kez birisine yine diyorum Hakkımı helal etmiyorum. Bana bunları yaşatanlardan da helallik istemiyorum gelmesin zaten onlardan . Yoktur da zaten. 

Sevindiğim şeylerden biriside bu hafta bunların başıma gelmesi. Bu kadar nefret etmesem bu kadar kolay yazamazdım herhalde bunları Limon. Ne iğrenç şeylerdir bilmediğin şeyler için hayaller kurmak. O kadar güven duymuşum ki “O ailesinin desteği ile evlenir ancak. Bu saatten sonra aşk yaşamaz. 6 senelik sevdasının hatrına bişey yaşamaz” dediğim günün akşamı başıma gelenler. Duyduklarım. Gördüklerim. Yalanlar..İğrenç Be Limonum iğrenç yani. Öyle böyle değil. İşte kızıyorum bu yüzden kendime Ah ulan Volkan aptal gerizekalı diyorum nasıl görmedin bunca senedir bunları nasıl nasıl nasıL.

Birde dostlarım. Gerçekten bu süreçte bir çok arkadaşımı daha iyi tanıdım. İnanılmaz destek oldular. Ömrüm boyunca unutmayacağım bir süreçti ve onlar sayesinde atlattım. Geçti ve gitti. 

“Geçti istemem gelmeni,

Yokluğunda buldum seni;

Bırak vehmimde gölgeni,

Gelme, artık neye yarar? “

diyen Necip Fazıl ne güzel söylemiş…Artık bize yol almak düşer. Geriye hiç bakmadan hiç yaşamadan geçmiş 6 seneyi unutmak düşer Limon. Kaybettiğim tek şeyin 6 sene olduğuna yanmak yeterde artar bile sanırım. Her acı bir tecrübedir,biz başkalarına dedim ya kıskançlık ve güvensizlik tohumlarını ektik, bizim yüreğimizde artık sadece Sevda tohumları yer alıyor. Bizde başka tohum kalmadı zaten. Bundan sonra çok mutlu olma zamanı. Onlar ellerindeki hediyelerin V harfine basarken içlerindeki onuru düşüne dursun, biz çıkalım kerevetine 🙂

Artık başını şişirmeyeceğim söz Limon..

Bir masal daha sonra erdi..  Son mu yazalım The End mi 🙂 Yada onların diliyle Coming Soon mu 🙂 Bitsin istemezler dedim ya. Çünkü sevilmeye alışıktırlar..Ah dünya ah..

Neyse bakaım biz Atatürk Cumhuriyetinin Türk Çocuklarıyız..Bize Son yakışır dimi Limon..

SON...

Bende böyle napim

elele

Sadece göğüsleri biraz büyük diye aşık oldum sanıyorsun bazen. Erkekler böyle. Tek kişilik yataklardan çift kişilik yatak arasındaki bölümü Aşk sanıyorlar. Kadınlarda bu aradan günleri mutlu aşk sanıyorlar. Doyumsuz insanlar.. Belki de bu yüzden kazanıyorlar.Ben dudaklarda yaşanan aşklardan daha çok el ele yürüyebilmeyi seviyorum. Kadınımın göğsü iri olmuş, beli ince olmuş umrumda olmuyor. Herşeye doymuş gibi bir halim var aslında ama öyle değil ben sadece aşkın saflığını seviyorum.. Tek kişilik yatakta sevdiğimin kokusu ile ömür tamamlayanlar var bu dünyada sanırım onlardan biriside benim.. 

“Seni Seviyorum” muş

Aşk kış

Eskittiler be bu sözü. Eskiden derdim birisi bana “Sonsuza dek seni seviyorum” dese sıkılmam diye. Ama artık öyle değil. Ha seni seviyorum demişsin ha Volkan bu akşam güzel film var demişssin. Aynı etkiyi bırakıyor bende. Bunun için karşımdaki bana sevgisini her hareketiyle hissettirmesi gerekiyor. İlk cümlesinden son cümlesine kadar ben içindeki aşkı bulmalıyım..

Bunun nedeni ben değilim ama. Bunu eskittiler arkadaş. Her önüne gelen Seni seviyorum, her yeni tanıştığına seni seviyorum, her hoşlandığına seni seviyorum..

Beni sevdiğinizi söylemeyin arkadaş.. Ben beni sevdiğinizi hissedeyim bana yeter. Gidin o ağzınıza yakışmayan sözleri başkalarına söyleyin..Sizde rahatlayın bende..

Ha bu arada

Ben seni seviyorum .. 

Bana yakıştı ama  bu söz.. İçini doldurdum.. 

Muck 🙂

Kırlangıç..

kirlangic (1)

Günlerden bir gün, Kırlangıcın bir adama aşık olmuş.

Adamın penceresine konup şöyle demiş:

“Ben seni çok seviyorum. Lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım”.

Adam cevap vermiş:

“Olmaz öyle şey. Sen bir kuşsun. Bir kuş, bir adama aşık olur mu?”.

Kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş:

“Lütfen pencereyi açıp beni içeri al. Birlikte yaşarız. Hem ben sana dost olurum. Hiç canın sıkılmaz. Birlikte yaşar gideriz”

Adam yine “Olmaz alamam… Git başımdan” diye cevap vermiş.

Zaman geçmiş… Sonbahar yaklaşmış… Kırlangıç üçüncü ve son defa penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:

“Lütfen beni içeri al. Artık soğuklar da başladı. Dışarıda kalamam. Biliyorsun ben sadece sıcak havalarda yaşayabilirim. Beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer, omuzuna konar, seni neşelendirir, sana yarenlik ederim. Hem sen de benim gibi yalnızsın…”

Adamsa: “Derhal git başımdan. Ben yalnız kalabilirim” demiş ve kuşu kovmuş. Adam, kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş: “Ben ne akılsız bir adamım… Niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel olurdu, yalnızlığıma ortak olurdu…”

Adam pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine “Nasılsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir, ben de onu içeri alırım. Birlikte mutlu bir hayat süreriz” demiş. Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yaz gelince kırlangıçlar da dönmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş.

Yazın sonuna kadar penceresini hiç kapatmadan beklemiş ama boşuna… Kırlangıç yokmuş… Dönen Kırlangıçların birine sormuş onu. O da “Ne zaman gördün onu en son?” diye sorunca adam, “Sonbahara girerken, yaklaşık 5 – 6 ay oluyor” diye karşılık vermiş. Kırlangıç durumu anlamış ve de adama demiş ki : “Boşuna bekleme, sen bilmez misin ki Kırlangıçların Ömrü zaten 6 aydır”.