Bende böyle napim

elele

Sadece göğüsleri biraz büyük diye aşık oldum sanıyorsun bazen. Erkekler böyle. Tek kişilik yataklardan çift kişilik yatak arasındaki bölümü Aşk sanıyorlar. Kadınlarda bu aradan günleri mutlu aşk sanıyorlar. Doyumsuz insanlar.. Belki de bu yüzden kazanıyorlar.Ben dudaklarda yaşanan aşklardan daha çok el ele yürüyebilmeyi seviyorum. Kadınımın göğsü iri olmuş, beli ince olmuş umrumda olmuyor. Herşeye doymuş gibi bir halim var aslında ama öyle değil ben sadece aşkın saflığını seviyorum.. Tek kişilik yatakta sevdiğimin kokusu ile ömür tamamlayanlar var bu dünyada sanırım onlardan biriside benim.. 

İyi ki var #1

Her hafta artık İyiki varlarım olacak. Bu iyikivarlar asla bir sıraya göre yada önem sırasına göre olmayacak. Yaşadıklarım, o an hissettiklerim ve bunu hak edenler sırayla olacak. Bazen kişiler, bazen duygular bazen maddeler. Onlara iyiki varsınız diyeceğim.. Umarım sonsuza kadar hep iyiki varlar diyebilirim. Önce İlbuke ile başlayacağım. Pardon İlbukem ile. Onun yeri artık ayrı bende. Geride kalanlar şimdiden kusura bakmasın :))

Ilbuke Sac

İlbuke..

Herkes soruyor doğal olarak bana. Kim bu İlbuke diye. Herkese aynı yanıtı veriyorum bende.

“O Tanrı’nın bir armağanı sadece”..

Bütün sevgini, yüreğini verdiğimi düşündüğüm canımın ve malımın hiç bir kıymetinin kalmadığını inandırdığım bir anda yalnız kalmıştım sanırım. Çaresizlikti yaşadıklarım. Bunları şu an bile kelimelere dökemekte zorlanıyorum eskiyi anlatırken.Ne yapabilir insan o an. Ben söyleyeyim hiç bişey yapamazsınız. Çünkü yardım alabileceğiniz tek kişi kendi bencilliğini yaşayıp senin ne durumda olduğunu hiç düşünmüyor. Aşk acısı çekenlere hep aynı şeyleri söylerim. Boşuna çekmeyin arkadaş. Siz ağlarken her saniye onu düşünürken,düşündüklerin başka dünyalarda başkaları ile beraberler. Senleyken başlarlar yol yapmaya, yol tamamlanıncada giderler arkasına bile bakmadan.. Yoksa zaten hiç gitmezler. Onlar sevilmeyi severler..Bunu kabullenmek lazım. Onların gözyaşlarıda Allahlarıda hep yalandır. Sakın inanmayın onların Rab deyişlerine..Sakın kanmayın onların sen iyi insansın sözlerine.. Kabulu zordur bunun ama başarmak lazım..Başaramayınca Tanrı’ya dönmek lazım, Allah’ım bana yardım et demek lazım..

İşte o yüzden İlbuke Tanrı’nın bir meleği.. Bir gece gözyaşları içinde ettiğim dualardan sonra gönderilmiş bir Melek.. Bunu o bile bilmiyor ama ben onu düşünürken aklımda hep Tanrı var. Onun bana gösterdiği yol var. Bana ışık tutacak düşüncesi var. Dışardakiler gibi ağızlarından Rab sözü çıkmıyor ama saçtığı ışık inanıyorum ki Meleklerin ışığı. O kadar parlak ama gözümü almıyor beni hiç kör etmiyor. Ve bana hiç hissetmediğim kadar güven veriyor, güç veriyor. Düşüncelerimde yaşadıklarımı ruhuma hissettiriyor.

İşte o yüzden, İyiki varsın İlbuke..

“Seni Seviyorum” muş

Aşk kış

Eskittiler be bu sözü. Eskiden derdim birisi bana “Sonsuza dek seni seviyorum” dese sıkılmam diye. Ama artık öyle değil. Ha seni seviyorum demişsin ha Volkan bu akşam güzel film var demişssin. Aynı etkiyi bırakıyor bende. Bunun için karşımdaki bana sevgisini her hareketiyle hissettirmesi gerekiyor. İlk cümlesinden son cümlesine kadar ben içindeki aşkı bulmalıyım..

Bunun nedeni ben değilim ama. Bunu eskittiler arkadaş. Her önüne gelen Seni seviyorum, her yeni tanıştığına seni seviyorum, her hoşlandığına seni seviyorum..

Beni sevdiğinizi söylemeyin arkadaş.. Ben beni sevdiğinizi hissedeyim bana yeter. Gidin o ağzınıza yakışmayan sözleri başkalarına söyleyin..Sizde rahatlayın bende..

Ha bu arada

Ben seni seviyorum .. 

Bana yakıştı ama  bu söz.. İçini doldurdum.. 

Muck 🙂

Kırlangıç..

kirlangic (1)

Günlerden bir gün, Kırlangıcın bir adama aşık olmuş.

Adamın penceresine konup şöyle demiş:

“Ben seni çok seviyorum. Lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım”.

Adam cevap vermiş:

“Olmaz öyle şey. Sen bir kuşsun. Bir kuş, bir adama aşık olur mu?”.

Kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş:

“Lütfen pencereyi açıp beni içeri al. Birlikte yaşarız. Hem ben sana dost olurum. Hiç canın sıkılmaz. Birlikte yaşar gideriz”

Adam yine “Olmaz alamam… Git başımdan” diye cevap vermiş.

Zaman geçmiş… Sonbahar yaklaşmış… Kırlangıç üçüncü ve son defa penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:

“Lütfen beni içeri al. Artık soğuklar da başladı. Dışarıda kalamam. Biliyorsun ben sadece sıcak havalarda yaşayabilirim. Beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer, omuzuna konar, seni neşelendirir, sana yarenlik ederim. Hem sen de benim gibi yalnızsın…”

Adamsa: “Derhal git başımdan. Ben yalnız kalabilirim” demiş ve kuşu kovmuş. Adam, kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş: “Ben ne akılsız bir adamım… Niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel olurdu, yalnızlığıma ortak olurdu…”

Adam pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine “Nasılsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir, ben de onu içeri alırım. Birlikte mutlu bir hayat süreriz” demiş. Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yaz gelince kırlangıçlar da dönmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş.

Yazın sonuna kadar penceresini hiç kapatmadan beklemiş ama boşuna… Kırlangıç yokmuş… Dönen Kırlangıçların birine sormuş onu. O da “Ne zaman gördün onu en son?” diye sorunca adam, “Sonbahara girerken, yaklaşık 5 – 6 ay oluyor” diye karşılık vermiş. Kırlangıç durumu anlamış ve de adama demiş ki : “Boşuna bekleme, sen bilmez misin ki Kırlangıçların Ömrü zaten 6 aydır”.

Suriyeliler..

suriye

Saolsun hükümetimiz kendi dertlerimiz bitmezmiş gibi, birde Suriye ve diğerlerini çıkardı başımıza..

Amerika Rusya ile anlaşıp Suriye konusunda tarafsız kalıncada tabiri caizse Göt gibi ortada kaldı güzel ülkem..

Ancak bu süreçte Suriyeye kapımızı açınca gelen Suriyeli vatandaşlar artık bizden birileri olunca bir takım tepkiler görmeye başladılar..

Ben üzülüyorum onlara. Bazıları gerçekten arsız olmasına rağmen, metrolarda yerlere Suriyelim diye yazmalarına rağmen (bunu bizim türklerde yapar) , bir tanesi ben kebap yerken tırnak makası ile hemen karşımda tırnaklarını kesmesine rağmen, bazılarının otobüslerde gazını çıkarırken bile utanmadan ne oldu yani demesine rağmen

Ben üzülüyorum..

Onlar bu ortadoğuya yeniden şekil vermek isteyenlerin en değersiz taşları. Bugün buradalar yarın başka yerlerdeler. Bir çoğu günahsızlar. Kim ister vatanından ayrı kalmak.kim ister burada bir kaç tane adamın pis suriyeli bakışlarına maruz kalmak..

Onlar için dua edilmeli..

Onlar için kutsal sözlerde belirtilen “Komşunu kendin gibi seveceksin” sözü idrak edilmeli…

Ve herşeyden önce Empati yapılmalı..

Meclis’te Türban var, Eyvah

basortusu

Bu memlekette baş örtüsü konusu ne zaman bitecek merakla bekliyorum. Sanırım ölene kadar devam edecek bir süreç bu. Alışmak mı lazım ne bilmiyorum ki..

Şimdide mecliste baş örtüsü konusu gündeme geldi. Ortada iki gerçek var. Açık konuşmak lazım..

1- Herkes dinini yaşamakta özgürdür.İnancın getirilerinde kimse yasaklama yapamaz.

2- Hiç bir kural Allah’ın sözlerini gerçersiz kılamaz.

Şimdi bu neticilerle sormak istiyor insan ..

Madem bu kadar dindardın ve bu senin önemli bir mesele idi neden çıktın 70 milyonun önünde başın açık yemin ettin

Hangi mevki hangi para senin büyük imanından daha önemliydi..

Hz.Muhammed’in Miraça çıkarken “Başının bir telini açan kadının çektiklerini gördüm” sözünden daha mı önemliydi Vekillik..

Değildi..

Bunların dindarlıkları felan hikaye yani..

Şimdide düpedüz başkaldırış niyetiyle girmek istiyorlar Meclise..

Sizin sisteminiz bitti artık BİZ varız demek için girecekler Meclise..

Masum bir başörtüsünden çok daha ilerisi yani..

Mhp yine yanar dönerlik yaptı AKP ye tam destek verdi..

Umarım CHP tepki vermez bu olaya, çünkü bunlar laik düzeni en son bozacak insanlar. Bunlara şeriat gelecek desen yarın hiç birisinde baş örtüsü görmezsin, kızdıkları gezicierle beraber eylemlere katılırlar 🙂

Başörtüsü konusu da bambaşka bir konu artık benim gözümde.

Yukardaki resme bakınca ne demek istediğimi anlarsanız..

Ha peruk takmışsın ha başörtüsü..

Başörütüsü güzellik örtmesi gerekirken bugün güzelleşmek için kullanılır hale gelmiş. Sonra biz şöyleyiz biz böyleyiz..

Hadi oradan yalancılar.

Keşke yaratıcı ile bu kadar alay etmeseler , keşke onun bu kadar kolay kandırılamayacağını bilseler

Yüreklerdeki kötülüklere çekilecek örtü lazım, başlara değil..

Neden Karşıyız..

marmaray

Ülkede bok atma yarışı ne zaman bitecek acaba..

Bugün Marmaray açılıyor, bir grup bunun başaran AKP hükümeti diye sallama telaşında..

Ciddiye alınıyor mu ?

Hayır..

Ben bile sallamıyorum düşünün gerisini..

Yargıya karışmadır, yolsuzluktur, vicdansızlıktır yada Cumhuriyet düşmanıdır dersin hak veririm ancak şöyle ülkemiz için yapılan projelere laf atmayın ne olur

Düşüncelerimiz değersizleşiyor , farkında değilsiniz..

Bukre..

bukre

Kahraman Tazeoğlunun bundan önceki kitaplarından bence çok daha farklı bir kitap olmuş..

Çok içten yazılmış. Mutlaka okuyun valla, hele birde aşk acısı çektiyseniz Bukrenin her sözü içinize işleyecek benden demesi..

Kitabı bugün Yeliz’e gönderdim. Okusun istedim.. 

Sizde okuyun okutturun..