Volkan.Kahvesi.com, vkforum.com, volkanca.net .. Hepinizi bekliyorum düğünüme

Üniversite 1 de öylesine açmıştım. Sonrasında garip şeyler oldu işler büyüdük. Önce yolumuz bir topluluk olan vkforum grubuna dönüştü sonra da benim kişisel blogum olan Volkanca’ya..

Tabi vkforum 2006-2009 senesinde gönüllerimizde hiç eskimeyecek bir dünya yarattı. Tartışmalarımız, kahkahalarımız, çapkınlıklarımız ve çakallıklarımız herhalde halen hepimizin akıllarında kalmıştır. “Biz Bir Aileyiz” Sloganı işe 20-25 kişiyle dünyada sayılı foruma nasip olabilecek bir kişi başı düşen mesaj sayısıyla müthiş bir birliktelik kurduk. Seneler geçse bile o birlikteliği bir sohbet ortamında konuşma arasına yerleştireceğinizi çok iyi biliyorum..

İsim isim yazmıyorum çünkü hanginizi başa yazsam diğerlerine haksızlık etmiş olurum. Forumumuzun ilk düğününü Atakan ve Nihal ile yaşadık ama orada şartlar gereği toplanamadık . Şimdi İkinci düğünümüz var. Enter ve NoPasaran :))

Bazılarınızla halen konuşuyorum ancak koptuklarımız ve konuşmadıklarımız varsa gelin yeniden düğünde hep beraber Çevrimiçi olalım :)) En sevdiğimden en anlaşamadığım herkese davetimdir bu. 

Şimdiden bizi orada yalnız bırakmayıp yanımızda olacak Ailem dediğim sizlere teşekkür ediyorum. Dediğim gibi gelin bu kez gerçek anlamda Çevrimiçi olalım..

Film: Agora

agora-poster

Bazı filmleri geç izliyorum herhalde. Agora filmi de 2009 yapımı bir filmmiş. 6 sene sonra bir otobüs yolculuğunda otobüsteki filmleri beğenmeyince rastgele cep telefonundan açtığım ve beni benden alan bir film oldu..

Film gerçek bir hayat öyküsünü anlatıyor. 380 li yıllar. Pagan inancı ile önce Hristiyanların çatışması ve sonra yahudilerin çatışmasının gösterildiği harika bir yapım..

Filmin konusu kafamda deli sorulara neden oldu. Hristiyan inancını en derin noktasına kadar bilen birisi olarak haçlıları hiç bir zaman anlamamıştım. Bu filmde haçlılar olmasa da onların sanırım zihin yapısını çok net gördüm.Yani Haçlı Zihniyeti dedikleri şeyi. Müthiş yansıtmışlar..

İsa adına,İncil adına söylenecek onca güzel şey varken resmen insanları küçük düşürmenin, katletmenin, acımazsızca işkence yapılmasının nasılda Hem İsaya hem İncile dayandırıldığını üzülerek izledim. Filmde yaşananları daha sonra araştırdığımda filmde gösterilenlerin tarihçilerin ifadesiyle birebir uyuştuğunu gördüm, Korkunç..

İslam ülkelerinde olaylar olunca klasik olarak “Gerçek İslam bu değil” sözünü sürekli duyarız. Ben bu söze çok karşı çıkan birisiyim mesela. “Ulan diyorum 1 kişi bile demez mi hata yapıyoruz demek ki gerçek İslam budur” diye. Ancak Agorayı seyredince şöyle bir durdum yalan yok. Çünkü Aziz diye nitelendirilen bir caninin neler yaptığını hissederek izledim filmi.

Filmde hristiyanların farklı inançlara olan acımasızca düşmanlığını anlatıyor açıkcası. Ve malesef tarih kaynaklarıda bunu doğruluyor. Hatta bazı kaynaklar filmin afişindeki Hypatia nın çok pagan propagandası yaptığını ve bu yüzden yaşadıklarını haketmiş gibi yazsalarda bu bile korkunç..

Yazacak çok şey var ama fazla spoiler vermek istemiyorum. Çok güzel bir film olmuş. Bizimkiler 8,2 vermişler. Bende en az 9 verirdim :))

İzlemelisiniz.

19 Kasım’da Evleniyorum..

evlilik

Vay be bir gün Volkanca.Net te evliliğimle ile ilgili bir yazı yazacağım hiç aklıma gelmedi.

Artık baskılara dayanamayarak Evleneyim peşimizden gelmiş gençlere yol açayım dedim.

Gençlere tavsiyem

Benim gibi geç kalmayın, erkenden evlenin, 30a gelmeden çoluk çoçuğa, 50 ye gelmeden de torunlara karışın.

Öyle çok kurcalamayın, seviyorsanız evlenin gitsin.

Annenize babanıza gösterin onların onayını alın evlenin, kendi başınıza karar vermeyin

diyeceğimi düşünüyorsanız oldukça yanılırsınız :))

Tavsiye verecek olsam herhalde 1 cümle ederdim.

Sevdiğiniz ile evlenin.

Sevgi , inançların bile en yoğun halinden daha büyük ve önemli bir esastır.

Benim çok beğendiğim bir söz var

Eğer peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem ve her türlü bilgiye sahip olsam, eğer dağları yerinden oynatacak kadar büyük bir imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim. Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.

Tanrı dualarımı kabul etti ve çok sevdiğim ve huzur bulduğum bir aşk ile bana yol gösterdi diyebilirim bu yolda.

O gün ben çok mutlu olacağım ve sizleri de yanım da görmekten mutlu olacağım.

19 Kasımda görüşmek üzere…

Aaaa ! Evleniyorum (Pek Yakında)

limonLimonum bu günlerde burayı ne kadar boş bıraktığımın farkındayım ama biliyorsun  evlilik yoluna girdim artık.

Hatırlıyorsun sana anlattığım onca ekşi ekşi hikayenin yanında neşeli şeyler olsun diye Çilek demiştim mutluluğun adına. İşte o çilek ile ömür boyu mutluluk için girdiğimiz yolun ilk bölümü yani yüzük evresi bu Pazar atılıyor.

Demiştin hani bana bir gün gözlerime bakıp

“bir gün birisi gelir
ve sen bütün gidenlere teşekkür edersin”

o gün sana hiç inanmamıştım Limonum. Ama şimdi gülümsüyorum güzel ve doğru tahminin için 🙂

Nasıl başladı nasıl ilerledi ve nasıl sevdik bilmiyorum ama herşey çok güzel oldu be Limon. Sevmek, güvenmek, inanmak  hepsini Çilek’te bulmak..

Hayatıma girdiği andan beri dünyamı değiştiren , hayatıma müthiş bir anlam katan insanla atılan yolda heyecanım çok yüksek ne yalan deyim. Umarım bende onun gözlerinde ki hayat enerjisini bir gün olsun düşürmem Limon. Bak ben hata yaparsam söyle sen bana , bilirsin sen benim için çok başkasın..Seni dinlerim. 

Ey Sevgili dediğim her an içimde fırtınalar koparan aşka aldığım bu yolda seni de unutmadım. İsmimin hemen yanına seni de koydum Limonum. 

Sen kıskanırsın diye senin yanına değil de bambaşka bir yere çektim bizim aşk hikayemizin km taşlarını. 

www.yelizilevolkan.com

Kendine çok iyi bak Limon, pazar günü görüşmek üzere..

 

 

 

 

Vodafone Arena’ya ısınamamak..

besiktas-vodafone-arenada-sampiyonluk-macina-cikacak

Harika bir stat yaptık. Henüz bazı eksikleri olmasına rağmen gerçekten futbolseverler için harika bir stadyum. Konumu felan işlerine hiç girmiyorum zaten yok böyle bir nokta.

Ancak ne yalan deyim 3.maçıda bitirdik Şampiyonda olduk ancak bir şeyler bende eksik kaldı nedendir bilmiyorum yada tam anlamlandıramıyorum.

Başakşehir stadyumu yada Olimpiyata giderken yaşadığım heyecanıda yaşamıyorum.

Stadın içindekiler neden oluyor sanırım bu duruma. Biraz hayal kırıklıkları yaşadım insanlar konusunda belki de sebebi o..

Koltuklara basmazlar ya yeni stadyumda dedim.3 sene ne zorluklardan geçtik yeni stadın koltuklarına kimse basmaz dedim . Daha ilk maç koltukların üzerinde bir sürü insan. Bazen görüş açısının engellenmesi bazen de koltuklara dolasıyla kulübüne üzülmek canımı sıkıyor. Uyarıyorsun diyor abi öndeki kalktı ayağa ne yapalım. Ya kardeşim söyle diyorsun taa en öndeki enteresan gruba kadar gitmek lazım gerekiyor (karabüklüler)..

Koltukta yer konusu. Ya ben bunun kadar saçma bişey görmedim. Ya herkes uyar yada kimse uymaz. Koltuğun var yan tarafın dolu zaten. Dışardan arkadaşın geliyor adamı yanına oturtuyorsun 10 dk sonra birisi geliyor “birader kalk burası benim yerim”. Gelde çık çıkabilirsen. Taraftar kültüründe bunu yaşayan insanlarla aynı yeri paylaşmak acayip geliyor. Başakşehirde yada olimpiyatta asla bu durum olmazdı. Bizim 6-7 kişilik tayfa ile gider yan yana seyrederdik. Şimdi arkadaşların 2 si önde diğer ikisi arkada birisi solda . Saçma sapan iş. Yan yana 5 koltuk bulamdıktan sonra ne yapacaksın stadyumda maç izleyip anlamadım ki.Arkadaşına beraber 3 lü çekemedikten sonra stadyum Beşiktaşta değil Marsta olsa ne yazar.

Sonra bu büfe fiyatları. Ya arkadaş tribün arkadaşlığında yediğin içtiğin ayrı gitmez. 7-8 kişi maça gidiyorsun yine diyorum. Eskiden birisi bişey alınca herkes 3-5 atar çayı suyu çekirdeği sosisliyi alıp gelirdik. Şimdi fiyatları görünce OHA çekiyorsun. Hamburger 15 tl 🙂 Birisi alsa diğeri alamıyor yada almıyor. Bu fiyatlara “MEYDANLARDA HALKIZ” DİYE bağıranlar neden ses etmez anlamıyorum. Ben konuşuyorum bu tarz şeyleri sanırım sadece. Volkan sende herşeye karşısın diyorlar ama ne yapayım sessizmi kalayım anlamadım ki. Yine diyorum bu benim sorunum değil herkesin sorunu..

İşte bunlardan dolayı ısınamadım stadyuma. Hemde doya doya şampiyonluk sevinci yaşamama rağmen.

İnsan stada giderken biz yan yana maç izleyemeceğiz sanırım diyerek stada gidermi ya. Yada inşallah birileri koltuğumuza oturmmamıştır diye. O yüzden Başakşehir Fatih Terim stadyumuna gelen o kemik ve birbirine oldukça saygılı 6-7 bin kalabalığın gücünü ve inancını özlüyorum..

Kireçburnu

leyla

Cuma günü arabanın kapısını sürttüm kaldırımı Bakırköy’de ,sonra cumartesi bari Beşiktaş yensin dedim biraz neşelenelim oda olmadı. Ne boktan bir hafta sonuydu. Hatta bu yazıyı yazarken de Fenerbahçe nin yenmesi yetmezmiş gibi bir de hiç sevmediğim saçam sapan saha olayları oldu. Harbiden berbat bir hafta sonu oldu benim için.

Leyla ile Mecnun dizisini izlerken Mecnunun Leyla’nın İskender’in İsmail Abinin ve tabiki Erdal Bakkalın olduğu yerleri gezmek ve görmek çok istiyordum. İstanbul’da yaşasak ta ben Zeytinburnu’ndayım o ta Kireçburnunda olunca (30 km) insaın pekte fırsatı olmuyor. Hiç gitmemiştim gideyim dedim. 

Tek başıma çıktım yola. Tek başına bir yerlere gitmenin bende ayrı bir güzelliği oluyor. Alıyorsun çayını çekirdiğini şehrin en sessiz yerlerinde oturmanın güzelliğini yaşıyorsun. Tabi sevgili yanında olsa güzel hoş ama şehir ayrı olunca arada yalnız takılmak gerekiyor :)))

Kireçburnu’nu çok sevdim açıkcası. Resimlerde de göreceğinzi üzere bu Zengin insanlar işi çözmüş dedim. İş dünyasının içine bizi sokmuşlar kendileri sakin yerleri tercih etmişler. Tabi burası ultra zengin yerler değil ama nereden bakarsan kiralar 2000-2500 civarında dolaşmakta.  

Dizinin çekildiği yerleri gezerken sanki dizi değilde gerçekte burada İsmail Abi Erdal Bakkal yada Mecnun yaşamış ve artık terketmişler gibi gelip hüzünlendirse de onların bastığı o topraklara basmak bile güzel geldi..

Sahilinde bile oturacak bankolar var. Bizim bu taraflarda güzel havalarda sahil tıklım tıklım olur ama burası boştu onuda diyeyim. Kafamı dinlendirdim. Huzur buldum ama akşam Fener galibiyeti yine kaçırdı keyfimi :))))

Erdak Bakkal
Erdak Bakkal

20160424_160848 (Copy)

20160424_160846 (Copy)

20160424_160844 (Copy)

20160424_155850 (Copy)

20160424_155843 (Copy)

20160424_155832 (Copy)

20160424_155829 (Copy)

20160424_155115 (Copy)

20160424_155035 (Copy)

20160424_154922 (Copy)

20160424_154903 (Copy)

20160424_154328 (Copy)

20160424_154222 (Copy)

 

Film : Spotlight

spotlight-1453376844

Son günlerde çocuk tecavüzlerinden geçilmez oldu memlekette. Spotlight filmi de tam bu konuyu işlemiş bir film. Tabi bunun amerikan vari türü. Kilise ve Tecavüz. Gerçek bir yaşam hikayesinden alınınca ve geçenlerde Oscarda en iyi film seçilince ve bugünde Hacettepe üniversitesin de yasak gelince bu filmi izlemem lazım dedim. Tabi film gösterime gireli epey oldu sanırım ve her yerden kalkmış durumda. Şans eseri Ataköy de ki sinemada görünce atladım gittim. Sinema salonunda tek başımaydım açıkcası bana garip geldi. Özellikle ensar vakfı olayından sonra bu tarz şeylere insanların daha özen göstereceğini düşünmüştüm. Olmadı.Neyse.

Hacettepe haberini de okuyabilirsiniz burada. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/511366/Oscar_li__taciz_ortme__filmine_Hacettepe_den_sansur.html

Katolik Kilisesi için çok ciddi iddaların olduğu bir film olmuş. Filmin sonunda ki ifadelere baktığımızda neredeyse rahiplerin %10 u çocuklara cinsel taciz ve istismar içine girdiklerini gösteriyor. Korkunç bir rakam.

Film de tecavüze uğrayan yada cinsel istismara uğrayan çocukların (oral seks yapılması, dokunulması, okşanılması gibi) psikolojilerini görünce bizim memleketimiz de olan vakalar aklıma geldi. Biz okuduk kızdık hatta bazıları Kılıçdaroğluna bile kızdı ancak çocukların ruh halini hiç birimiz düşünmedik. Onlara ilerde ne gibi hasarlar bırakacağını tahmin bile edemedik. Filmin başından sonuna kadar bu psikoloji bazen filmden kopmama bile neden oldu desem yalan olmaz.

Katolik Kilisesinin tepkisinin tıpkı bizimkilerle aynı olması da çok enteresan. Bizde birşey olduğunda klasik bir söz vardır “Gerçek İslam bu değil”, onlarda da aynı şeyler var “Burası güçlü bir kurum bir kaç çürük var diye koca kilise suçlanamaz” gibisinden onlarca söz duyabiliyorsunuz. Dünyanın neresine giderseniz gidin Dinler hep birileri tarafından kullanılan bir mekanizma olmuş maalesef. Çok net anlıyorsun.

spotlight-1

Ve gazetecilik. Ben bir öğretim görevlisi olsam iletişim okuyan yada ne bilim gazeteci olmak isteyen hemen herkese bu filmi izlettirirdim. Gerçi bizim üniversitelerde yasaklanıyor yukarıda da görüldüğü üzere . Özellikle havuz medyasında çalışıp bu filmi izleyip utanan kaç kişi çıkar acaba aralarından merak ediyorum. Kilisenin tehditlerine ve sattıkları gazetenin yarısının katolik olmasına rağmen Katolik Kilisesi hakkında çocuklara seks yapılıyor diye haber yapabilme cesareti insanı büyülüyor..

Çok beğendim filmi. Ancak bir çokları için çok kötü bir film olarak görülebilir. Çünkü atraksiyon yok, vurdu yok kırdı yok yakışıklı erkek yok ve güzel kadın yok. Böyle bir film. Evde izleseydim herhalde 10 dk sonra kapatırdım buda bir gerçek. Çünkü çok fazla isim var ve kafa karışıklığı yaratabiliyor bazı noktalarda.

 

Mhp’yi Mhp den güzel anlatan adam Demirtaş

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin MHP’nin çekimser kalmasıyla reddedildiğini kaydetti. Demirtaş, “Bu bakanla ilgili gensoru da rezaleti gördünüz. Çakma milliyetçi, Çin malı bir parti var onların desteğiyle gensoru reddedildi. 7 Haziran’dan beri bu çakma parti AKP’den daha AKP’li olmuşlar. He hafta Salı günleri iki AKP toplantısı oluyor. Birini Davutoğlu birini Bahçeli yapıyor. Davutoğlu konuşurken Bahçeli yanında durup kafasını sallasa yeterli. İkisi de grup toplantısı yapmış oluyor”

Cobain – Nirvana

Son derece yakışıklıydı

Garip bir hayat yaşadı ve hüzünlü bir ölümle 22 sene bugün aramızdan ayrıldı

Dünya tarihinde Gitarın bir adama bu kadar yakıştığı başka bir insan olur mu bilmem

İyi Dinlemeler..

Film: Batman & Süperman

batman-v-superman-dawn-of-justice-filmloverss
Süper Kahraman filmleri arasında Batmanın yeri ayrıdır sanırım çok kişide. Ne gözünden ateş çıkarır, ne uçabilir ne de görünmez olabilir. Tamamen insanı özelliklere sahip ama parasıyla süper teknoloji özellikleri olan bir süper kahraman.

Süperman öyle değil. Uçuyor, içinden geçenleri hissediyor, ışık hızında gidiyor, ölümü neredeyse imkansız vs vs vs

2 senedir merakla beklediğim bir filmdi ancak beklediğimi çok bulamadım. 2016 senesinde 15 ten fazla farklı film izledim Sinemada belki aralarında en iyi 2-3 filmden birisidir ancak beklentilerden uzak..

Bir kere batman rolünü oynayan arkadaş bizim bildiğimiz Bruce Wayne değil. Yine onun yanındaki yardımcısıda o değil. Senelerdir alıştığımız izlediğimiz Batman gitmiş bambaşka birisi gelmiş, herkes sevmiş ben sevmedim. Ha birde insan arabasını bari aynı yapar ya. Nerede eski batmanın  arabası. Hissettirmediler bana.

Bide film çok karanlıktı. Siyah görmekten ve bazen “sıkıcı” repliklerden uykum geldiğini söylemeden geçemeyeceğim.

Filmin konusu güzeldi ama. Karışık olsa da iyi işlenmiş. Süpermanı de sevmedim.

Daha fazla yazarsam spoiler vermiş olurum o yüzden gidin izleyin bence. Ama mutlaka daha önceki Batman ve Süperman filmi izleyin. Bazı yerleri anlamak için oraları bilmek lazım.

Ha bide 3 saat filmmi olur arkadaş.

10 üzerinden 7 verdim. Hep kötü yazdım ama siz bana bakmayın, ben beklentimden uzak olduğu için kötü yazdım biraz.  Seveceksinizdir muhtemene