Kitap : Huzursuzluk (Livaneli)

Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.

Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.

Zülfü Livaneli’nin okuduğum 3.kitabı Huzursuzluk. Yine çok sade, yine çom etkileyici ve yine merakta bırakıcı bir kitap. Ve yine kitabı kenara koyduğunuzda araştırmanız gereken şeyler.

Günümüzün Romanı. Suriye’de İŞİD’in Ezidilere yaptığı zülmu 160 sayfalık kitabında çok güzel anlatmış ve oradan harika bir kitap çıkarmış Livaneli. 

Kitabı okurken üzüldüğüm çok nokta oldu. İnançlarından dolayı insanların yaşadığı şeylere Tanrı’nın sessiz kalışını yine sorguladım kendi içimde sık sık. Nasıl izin verir bu kadar acıya Rab, bazen gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum.

Kitabı okurken yaşananlardan daha çok üzüldüğüm başka bir konuda bu İşid denen aşağılık katilleri bazen “çevremizdeki” insanların bile kendince haklı gerekçeler üreterek , İslam adına yapıyor diyerek savunmaya çalışmaları. Herkesin savunulacak şeyleri var ama bunların asla yok. Ne olursa olsun ufacık bir merhamet edilecek tarafları bile yok.

Hiç bir sayfasında sıkılmayacağınız ve bitmez bu kitap demeyeceğiniz 10 liralık bir bilgi kaynağı. Okumanızı tavsiye ederim..

Dizi Önerisi : Crown

Çok beğendim bu diziyi. Bugüne dek seyrettiğim dizilerden farklı olması belki de en çok hoşuma giden şeydi. Koşusturma yok, gizem yok, olağanüstü canlılar yok sadece Kraliyet ve gerçekler var..

İngiltere’nin bildiğimiz yaşlı kraliçesi Elizabethin hayatını anlatmışlar. Bugüne dek ne kadar okusakta Monarşi nedir, İngiltere’de kararları kim alır, Kraliçe istediğini yapar yer içer yatar ve ülke mi yönetir gibi sorulara muazzam yanıtlar vermişler. 

Bu resimdeki kadına diziden nasıl etkilendiysem şimdi bakarken bile başka gözle bakıyor ve saygı duyuyorum.

Henüz 1 sezon yayınlandı. Muhteşem yüzyılın İngiliz versiyonu gibi 🙂 İzlemelisiniz.

Biz Kazandık !

Dün yaşanan referandumun sonucunda Başkanlık sisteminin önü açılmış olsa da inanıyorum ki biz Kaybetmedik.

Hem titrettik hem de dedik ki Mahvettiğiniz ülkemizi nasıl bu hale soktuysanız alın düzeltin dedik

Bundan sonra dolar şu olmuş, işsizlik bu olmuş, benzine şu kadar zam gelmiş, Suriyede bu olmuş gibi konularda en masumu biz olacağız.

Bizi suçlayamayacakları için kendi içlerinde paramparça olacakları dönemin ilk günüydü dün gece.

Bunu zaman bize çok daha net gösterecek

Ve artık terörist dedikleri, hain dedikleri ve sorgsuz sualsiz hapise attıkları insanlarda en az onlar kadar olduklarını gördüler.

Şunu net diyebilirim

%49 > %51..

Boyun Fıtığı :(

Sonunda meslek hastalığı beni de vurdu.

2 senedir kolum ve sırtımdaki ağrılardan sonra doktora gideyim dedim. Ve malesef en istemediğim sonuç oldu.

BOYUN FITIĞI 🙁

Doktor ne çok ne az dedi. Ameliyat olman gerekebilir dedi. Fizik tedavide yapmak lazım sanırım.

Bide bu fitiga yüzme iyi geliyormuş. Sitede var Allahtan yüzme havuzu. Bakalım yenebilecekmiyim

Spor

Yine kilo almaya başladım. Saolsun Yeliz tıka basa doyurduğu için her akşam sıkıntı büyük 😀

5 kilo fazlam var. Referanduma kadar vermem gerekiyor . Tarihi öyle belirledim. Umarım başarırım

Hangi Kadınlar Günü *

Son 15 senede

Boşanmalar %38,

Fuhuş %790,

Cinayet %261,

Cinsel İstismar %434,

Uyuşturucu Kullanımı %678,

Cinsel Taciz %449

oranında arttı.

Ve Türkiyedeki kadınların %70 i mevcut durumdan memnunken, hangi boş sözlerle kadınlar gününü kutluyoruz anlamıyorum.

Dizi Önerisi : Stranger Things

Çocuksu bir dizi mi Büyük adam 🙂 dizisimi karar veremediğim bana çocukluk yıllarımı bugünün bilgileri ile donatmış güzel bir Amerikan yapımı dizi.

Bizim çocukluk dönemlerin de küçük kahramanlar olurdu . En sevdiklerimdi. İşte bu dizi de öyle.

Ancak küçük bir farkı var..

Paralel evren konusu..

Yabancı dizilerde son senelerde sıkça gördüğümüz başka evrenler konusu  burada da geçiyor. Fringe dizisini yada İnterstaller filmini izledi iseniz başka boyutlarla ilgili az çok bilgi sahibi olmuşsunuzdur. Burada durum başka evrende yaşayan insansı bir canavar konu alınıyor.

Henüz Türkiye de ilk sezonu gösteriliyor. Zamanınız olursa bakın izleyin derim. Seveceksiniz.

Başkanlık

Yine girdik bir seçim arefesine. Ne olacağını merakla bekliyor herkes ancak bende bu kez heyecan sıfır derecesinde.

Evette çıksa Hayır da çıksa bu yolun çok güzel olacak ondan eminim. Bunu daha sonra yazarım ancak şimdi başka konuya değineyim.

Yine bizi aynı hataya çekiyorlar maalesef. Her seçimde yaptıkları gibi bir kutup oluşturuyorlar ve bu kutupla beraber gizli yada alenen propaganda yapıp seçimde üstümüzden geçiyorlar.

Yine Mustafa Kemalin Askerleri cümleleri, yine Erdoğan üzerinden yapılan siyaset yine Bunlar İslam devleti kuracak sesleri yada Cumhuriyetimiz gidiyor yetişin sesleri..

Biz ne zaman bunları kullansak bu seçimleri kaybediyoruz. Senin Mustafa Kemal Atatürk sevgin yada Cumhuriyet sevdan diğer %50 in hiçte umurunda değil. Hatta onların bir çoğu Atatürk’e ağır hakaretler etmek için bir fırsat olsa da etsek diye bekleyen milyonlar. Ve birileri yine bizi bu noktaya çekiyor öyle görünüyor ki buradan çıkış yapamayacağız da..

Peki ne önerirsin derseniz ?

Ben bu yeni anayasanın Akp yada Erdoğan ile alakalı olmadan ret ettiğimizi, bu yeni anayasa ile ilerde bir gün yeniden cemaatlerin ülkeye etken olabileceğini, yeni anayasanın özellikle yargı kısmının bizlere ilerde büyük sorunlar yaratacağı üzerinde bir siyaset güdülmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Sık Sık yarın bir gün şimdi güvendiğimiz insanın başına bir iş geldiğinde, Başkanın yerine geçecek Başkan yardımcısının Fetocu olmayacağının garantisinin olmadığını anlatmak anlatmak anlatmak gerekiyor. Bunu bizim seçmene değil özellikle AKP ve MHP kanadına sık sık söylemek gerekiyor.

Ama şu ana kadar gidilen yol yol değil. yine Erdoğan karşıtı yine Akp karşıtı bir yol. Ve maalesef Erdoğan meydanlara indiğinde yine her zamanki gibi istediğini alır.

Ama dediğim gibi ne çıkarsa çıksın Bence her şey çok güzel olacak..

Volkan.Kahvesi.com, vkforum.com, volkanca.net .. Hepinizi bekliyorum düğünüme

Üniversite 1 de öylesine açmıştım. Sonrasında garip şeyler oldu işler büyüdük. Önce yolumuz bir topluluk olan vkforum grubuna dönüştü sonra da benim kişisel blogum olan Volkanca’ya..

Tabi vkforum 2006-2009 senesinde gönüllerimizde hiç eskimeyecek bir dünya yarattı. Tartışmalarımız, kahkahalarımız, çapkınlıklarımız ve çakallıklarımız herhalde halen hepimizin akıllarında kalmıştır. “Biz Bir Aileyiz” Sloganı işe 20-25 kişiyle dünyada sayılı foruma nasip olabilecek bir kişi başı düşen mesaj sayısıyla müthiş bir birliktelik kurduk. Seneler geçse bile o birlikteliği bir sohbet ortamında konuşma arasına yerleştireceğinizi çok iyi biliyorum..

İsim isim yazmıyorum çünkü hanginizi başa yazsam diğerlerine haksızlık etmiş olurum. Forumumuzun ilk düğününü Atakan ve Nihal ile yaşadık ama orada şartlar gereği toplanamadık . Şimdi İkinci düğünümüz var. Enter ve NoPasaran :))

Bazılarınızla halen konuşuyorum ancak koptuklarımız ve konuşmadıklarımız varsa gelin yeniden düğünde hep beraber Çevrimiçi olalım :)) En sevdiğimden en anlaşamadığım herkese davetimdir bu. 

Şimdiden bizi orada yalnız bırakmayıp yanımızda olacak Ailem dediğim sizlere teşekkür ediyorum. Dediğim gibi gelin bu kez gerçek anlamda Çevrimiçi olalım..

Film: Agora

agora-poster

Bazı filmleri geç izliyorum herhalde. Agora filmi de 2009 yapımı bir filmmiş. 6 sene sonra bir otobüs yolculuğunda otobüsteki filmleri beğenmeyince rastgele cep telefonundan açtığım ve beni benden alan bir film oldu..

Film gerçek bir hayat öyküsünü anlatıyor. 380 li yıllar. Pagan inancı ile önce Hristiyanların çatışması ve sonra yahudilerin çatışmasının gösterildiği harika bir yapım..

Filmin konusu kafamda deli sorulara neden oldu. Hristiyan inancını en derin noktasına kadar bilen birisi olarak haçlıları hiç bir zaman anlamamıştım. Bu filmde haçlılar olmasa da onların sanırım zihin yapısını çok net gördüm.Yani Haçlı Zihniyeti dedikleri şeyi. Müthiş yansıtmışlar..

İsa adına,İncil adına söylenecek onca güzel şey varken resmen insanları küçük düşürmenin, katletmenin, acımazsızca işkence yapılmasının nasılda Hem İsaya hem İncile dayandırıldığını üzülerek izledim. Filmde yaşananları daha sonra araştırdığımda filmde gösterilenlerin tarihçilerin ifadesiyle birebir uyuştuğunu gördüm, Korkunç..

İslam ülkelerinde olaylar olunca klasik olarak “Gerçek İslam bu değil” sözünü sürekli duyarız. Ben bu söze çok karşı çıkan birisiyim mesela. “Ulan diyorum 1 kişi bile demez mi hata yapıyoruz demek ki gerçek İslam budur” diye. Ancak Agorayı seyredince şöyle bir durdum yalan yok. Çünkü Aziz diye nitelendirilen bir caninin neler yaptığını hissederek izledim filmi.

Filmde hristiyanların farklı inançlara olan acımasızca düşmanlığını anlatıyor açıkcası. Ve malesef tarih kaynaklarıda bunu doğruluyor. Hatta bazı kaynaklar filmin afişindeki Hypatia nın çok pagan propagandası yaptığını ve bu yüzden yaşadıklarını haketmiş gibi yazsalarda bu bile korkunç..

Yazacak çok şey var ama fazla spoiler vermek istemiyorum. Çok güzel bir film olmuş. Bizimkiler 8,2 vermişler. Bende en az 9 verirdim :))

İzlemelisiniz.